enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,8650
EURO
52,9536
ALTIN
6.903,16
BIST
14.251,18
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
14°C
İstanbul
14°C
Az Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
16°C
Pazar Az Bulutlu
17°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
18°C
Salı Çok Bulutlu
19°C

Her yıl 338 kelime daha az konuşuyoruz

Eskiden markette veya sokakta kurduğumuz küçük diyaloglar artık yerini ekran dokunuşlarına bıraktı. Yapılan kapsamlı çalışma, her yıl ortalama 338 kelimemizin yok olduğunu ortaya koyarken, bu durumun özellikle 25 yaş altındaki gençleri çok daha hızlı etkilediğini vurguluyor.

Her yıl 338 kelime daha az konuşuyoruz
17.04.2026 16:20
0
A+
A-

Güne başlarken fırıncıya verdiğimiz kısa selam ya da akşam yemeğinde paylaşılan küçük bir anı… Hepsi fark ettirmeden hayatımızdan çekilip gidiyor. Modern dünya bizi daha hızlı bir yaşama zorlarken, aslında en temel özelliğimiz olan “konuşma” yetimizi de sessizce buduyor.

Arizona ve Missouri-Kansas City üniversitelerinde görev yapan iki psikolog, son yıllarda toplumsal bir dilsizleşme sürecine girdiğimizi çarpıcı verilerle ortaya koydu. Yapılan araştırmaya göre, her geçen yıl kelime hazinemizden ortalama 338 kelimeyi sonsuzluğa uğurluyoruz.

Bu sessizleşme dalgasının arkasında aslında çok tanıdık bir suçlu var: Akıllı cihazlar ve dijitalleşen gündelik rutinler. Artık acıktığımızda telefon açıp sipariş vermek yerine bir uygulamaya dokunuyor, markette kasadaki görevliyle göz göze gelmektense insansız ödeme noktalarını tercih ediyoruz. Bu durum ilk bakışta zaman kazandırıyor gibi görünse de, insan insana kurulan küçük ama hayati köprüleri birer birer yıkıyor. 2005 yılında bir birey günde ortalama 16 bin kelime sarf ederken, bu rakamın 2019’da 12 bin 700’e kadar gerilemesi, sosyal etkileşimimizin yüzde 28’ini kaybettiğimiz anlamına geliyor.

Gençler sessizliğe daha hızlı gömülüyor

Araştırmanın sonuçları, yaş azaldıkça sessizliğin dozunun arttığını gösteriyor. Özellikle 25 yaş altındaki grup, her yıl yaklaşık 452 kelime kaybederek bu “dijital dilsizleşmenin” en ön safında yer alıyor. Yetişkinlerde ise bu kayıp yıllık 314 kelime seviyesinde.

Ekran üzerinden yapılan yazışmalar her ne kadar bir iletişim biçimi gibi görünse de, ses tonundaki sıcaklığın ve vurgudaki samimiyetin yerini asla tutmuyor. Uzmanlar, klavye tuşları arasına sıkışan bu yeni nesil iletişimin, toplumsal yalnızlığı tetiklediği konusunda hemfikir.

Batılı ve bireysel kültürlerde daha belirgin olan bu tablo, aslında hepimiz için bir uyarı niteliğinde. Psikologlar, modern çağın en büyük salgını olarak görülen yalnızlığa karşı en etkili ilacın, günde fazladan söylenecek o 300 kelime olduğunu vurguluyor.

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.