Japonya’nın Hayabusa2 uzay aracı, büyük bir keşfin yapılmasına aracı oldu. Milyonlarca kilometre uzağımızdaki asteroidde RNA’yı oluşturan yapı taşlarına rastlandı. Keşif, hayat hakkındaki büyük bir teoriyi dayanaklar nitelikte.

Japonya Uzay Araştırma Ajansı’nın 2014’de asteroitlerden örnek almak için uzaya fırlattığı Hayabusa2 uzay aracı, sırf ‘büyük’ demekle yetmeyecek bir keşfe imza attı. Uzay aracının Ryugu isimli asteroitten Dünya’ya gönderdiği örnekte hayatın en temel yapı taşlarından birisi olan nükleobazlara rastlandı.
336 milyon kilometre uzağımızdaki asteroitten alınan toprak örneğinde RNA yapısındaki dört bazdan biri olan urasil bulundu. Urasilin yanı sıra, B3 vitaminini oluşturan niyasin de keşfedildi.
Bunlar aslında uzay aracının kazara Dünya’dan taşıdığı ya da kapsülün Dünya’ya girişinde etraftan topladığı malzemeler olabilir mi?

Hokkaido Üniversitesi’nden astrokimyacı Yasuhiro Oba, daha önce de karbon zengini olan asteroitlerde nükleobaz ve vitaminlere rastlandığını belirtti. Bu keşiflerde de elde edilen örneklerin Dünya ortamına maruz kalıp kalmadığı konusunda da çoğu zaman kuşkular olduğunu dillendirdi.
son keşif, Oba’ya göre bu kuşkulara hiçbir şekilde yer vermiyor. Hayabusa2 uzay aracı, topladığı örneklerin hiçbir şekilde kontamine olmaması için bu örnekleri termal yalıtıma da yer veren özel, kapalı kapsüllerde Dünya’ya gönderiyor.
Peki asteroitte nükleobaz ve vitamin bulunması ne manaya geliyor?
Dünya’daki ömrün başlangıcına dair en çok kabul gören teorilerden biri, ömrü oluşturan yapı taşlarının, gezegenimizin oluşumundaki çarpışmalardan kaynaklandığı yönünde.
Dünyamız ve sistemimizdeki diğer gezegenler, yaklaşık 4,6 milyar yıl önce, Güneş’imizin şimdi genç bir yıldız olduğu periyotta, Güneş’in etrafındaki toz ve asteroit parçacıklarının sayısız çarpışması sonucu giderek büyümesiyle meydana geldi.
Teoriye göre Dünya üzerindeki ömrün yapı taşları da uzayın derinliklerinden gelmiş olabilecek, Güneş’in çekimine yakalanarak eninde sonunda başka parçacıklarla çarpışan bu asteroitler tarafından getirildi.

Ryugu ve diğer asteroitlerde de rastlanan nükleobazlar ve vitaminler, bu teorinin bir kanıtı olarak bedellendiriliyor. Yani Dünya üzerindeki ömür, aslında uzayın derinliklerinden kopup gelmiş, uzunca süre seyahat etmiş yapı taşları sayesinde bugünkü halini almış olabilir.
Bu teorinin kanıtlanması içinse hala daha fazla delile ihtiyaç duyuluyor. NASA’nın sürdürmekte olduğu OSIRIS-REx görevi kapsamında Bennu isimli asteroitten alınan yeni örnekler, bu yıl içinde Dünya’ya ulaşacak. Bu örneklerin de husus hakkında yeni ayrıntılar sunması bekleniyor.
Ryugu, yakın vakitte farklı bir keşfe de ev sahipliği yaptı: