Apple’ın yenilikçi perspektifiyle teknoloji dünyasına kazandırdığı eserler büyük ilgi görüyor. Lakin bir tanesi var ki, büyük umutlarla piyasaya sürülse de başarısız olmanın bile ötesine geçerek alay konusu olmayı başardı. Bu içerikte, Apple Newton’u anlatıyoruz.

Apple’ın teknoloji dünyasına kazandırdığı ilk taşınabilir bilgisayar olan Newton, 1993 yılında büyük umutlarla piyasaya sürülmüştü.
Kişisel Dijital Asistan (PDA) kavramını tüketicilerle buluşturan bu yenilikçi aygıt, o dönemin en gelişmiş teknolojilerinden biri olarak lanse edilmişti.
Öyle ki âdeta geleceğin cep bilgisayarı olarak görülüyordu.

Not alabilme, rehber ve takvim yönetimi, faks gönderme gibi özellikler sunan Newton, o dönem için gelecekten gelen bir teknolojiiydi.
En dikkat cazibeli özelliğiyse el yazısını tanıyabilmesiydi.
Kullanıcılar aygıtın kalemiyle ekranına yazı yazabiliyor ve Newton bunu dijital bir metne dönüştürüyordu.
Bu yetenekleri sayesinde, taşınabilir bir ofis aygıtı olarak iş dünyasında büyük ilgi uyandırması beklense de işler istenildiği benzeri gitmedi.

Büyük umutlarla piyasaya sürülen Newton, kısa süre içinde hayal kırıklığına dönüştü.
Newton’un esas başarısızlık nedeni, vadettiği el yazısı tanıma özelliğinin beklentileri karşılayamamasıydı.
Barındırdığı teknoloji şimdi bu kadar hassas bir yazı tanıma sistemini destekleyecek kadar gelişmiş değildi ve kullanıcılar tarafından yazılan kolay sözler bile yanlış tanınarak alakasız sözlere dönüşüyordu.
Öyle ki, Garry Trudeau’nun tanınan Doonesbury çizgi romanında, “Catching on?” (Anlıyor musun?) sözünü “egg freckles” (yumurta çilleri) olarak çevirmesiyle alay konusu oldu ve bu durum Newton’un prestijini büyük oranda zedeledi.
Medyada çokça yer bulan tenkitler, Newton’u pazarda olumsuz bir pozisyona soktu ve aygıtın güvenilirliğine dair kuşkular oluşturdu.

Newton’un başarısız olmasının bir diğer sebebi de tasarım ve taşınabilirlik konusundaki eksiklikleriydi.
Başlangıçta cebe sığacak büyüklükte tasarlanması istense de bu hedefe de ulaşılamadı.
Tasarım ekibi her ne kadar kompakt bir yapı elde etmek için çabalasa da o devrin teknolojik sınırlamaları nedeniyle aygıtın boyutları beklenene kıyasla epey büyük ve hantal kaldı.
Ek olarak, Newton, 700 dolar yüksek bir fiyatla satışa sunulmuştu ve aygıtın yüksek fiyatı da geniş bir kitleye ulaşmasını zorlaştırmıştı
Apple’ın kurucusu Steve Jobs bile Newton’un en büyük eleştirmenlerinden biri olmuştu.
Jobs, aygıta olan antipatisini açıkça dile getirmiş ve aygıtın düşük performansı ve kalemle kullanılma ihtiyacını eleştirmişti.
Jobs, 1997’de Apple’a geri döndüğünde Newton’u tamamen durdurdu ve şirketin geleceğini iPhone ve iPad gibi yenilikçi projelere odakladı.
Özetle, Apple Newton büyük umutlarla piyasaya sürülen lakin başarısızlığa mahkûm olan bir proje olarak tarihe geçti.