Nitekim inanılmaz bir komplo teorisi daha süratle internette yayılmaya başladı: Aslında iki tane güneşimiz var ama bunu bizden saklıyorlar!

Yeni bir komplo teorisi daha internette süratle yayılmaya başladı. Bu inanılmaz teoriye göre, Güneş Sistemi’nde gerçek Güneş’imizin arkasında saklanan ikinci bir güneş daha bulunuyor ve bilinmeyen bir sebepten ötürü bu ikinci güneş halktan gizli tutuluyor.
Komplo teorisinin “Niburu Followers Anonymous” (Anonim Nibiru Takipçileri) isimli Facebook kümesinde yayınlanan son versiyonunda, ispat olarak bazen Güneş etrafında görülen bir ışık pusu gösteriliyor. Aslında bunlar, olağanda “güneş haleleri” olarak bilinen atmosferik olayların sonucu olarak ortaya çıkıyor.
ABD Ulusal Hava Durumu Servisi, olayı “hale, Güneş ya da Ay ışığının sirrus bulutlarından oluşan ince bir örtü içinde bulunan buz kristallerini kırmasıyla Güneş ya da Ay’ın etrafında oluşan bir halka ya da ışıktır” diye açıklıyor ve devam ediyor: “Hale çoklukla parlak, beyaz bir halka olarak görülüyor, fakat bazen renkli de olabiliyor.”
Komplo teorisi ne kadar saçma olsa da (ikinci bir güneşin varlığının neden gizlendiğine dair hiçbir sebep olmadığını da kabul etmemiz gerekiyor), daha da saçma olduğu rahatlıkla söylenebilecek türevleri de bulunuyor. 2016 yılında gökbilimci Paul Cox, Merkür’ün Güneş’in üzerinden geçişini canlı yayınlarken ekranda, muhtemelen optik bir yanılgı sebebiyle bir küre belirdi. Cox, “Kendinize şu soruyu soruyor olabilirsiniz, Güneş’in sağındaki o büyük yuvarlak şey nedir? Evet, bu bizim ikinci güneşimiz. İkinci bir güneşimiz olduğunu biliyor muydunuz bilmiyorum” dedi ve ekledi: “Ama işte o denli. Olağanda gözlerden gizlenir. NASA ve diğer kuruluşlar çoklukla bu şeyleri bizden saklarlar.”
Cox aslında canlı yayın sırasında bir latife yapmak istese de, komplo teorisyenleri bu latifeyi süratli bir şekilde ikinci güneşin varlığının ispatı olarak değerlendirildi.
Eğer ikinci bir güneşimiz olsaydı, bunu çarçabuk fark edebileceğiniz rahatlıkla söylenebilir. Gökbilimciler yüzlerce yıldır gezegenlerin yörüngelerini inceliyorlar ve bu incelemeler sonucunda bir model oluşturdular. Etrafımızdaki cisimlerin yörüngelerindeki en ufak uyumsuzluklar bile fark ediliyor ve hatta bu uyumsuzluklar sayesinde görmemiz çok zor olan diğer gezegenler bile keşfedilebiliyor.