enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,0354
EURO
52,7909
ALTIN
6.764,97
BIST
14.594,01
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
19°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
15°C
Cuma Hafif Yağmurlu
12°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
13°C

Bazı bebekler neden daha fazla ağlıyor?

Yeni bir araştırma, bebeklerin ne kadar ağladığı ve nasıl sakinleştiği gibi davranışların büyük ölçüde kalıtımsal etkenlerle şekillendiğini ortaya koyuyor. Ebeveynlerin etkisinin hangi dönemde ne kadar belirleyici olduğu ise dikkat çekici sonuçlar barındırıyor.

Bazı bebekler neden daha fazla ağlıyor?
15.07.2025 01:00
1
A+
A-

Yeni bir bilimsel araştırma, bebeklerin ağlama alışkanlıklarıyla ilgili uzun süredir merak edilen bir soruya yanıt veriyor: Neden bazı bebekler kolayca sakinleşirken, bazıları uzun süre ağlamaya devam ediyor? İsveç’teki Uppsala Üniversitesi’nde yürütülen çalışma, bu davranışların önemli ölçüde genetik kökenli olabileceğini ortaya koyuyor.

Araştırmada, iki ile beş aylık arasında 998 ikiz bebek incelendi. Tek yumurta ikizleri (aynı genetik yapıya sahip) ve çift yumurta ikizleri (genetiklerinin yaklaşık yarısını paylaşan) arasındaki farklar karşılaştırılarak, ağlama süresi ve yatışma davranışlarında genetik ve çevresel etkiler ayrıştırılmaya çalışıldı.

Elde edilen bulgular, özellikle beşinci ayda bebeklerin ağlama süresindeki farklılıkların yaklaşık %70’inin genetik faktörlerle ilişkili olduğunu gösterdi. Çalışmanın baş araştırmacısı Dr. Charlotte Viktorsson, “İki aylıkken genetik etkiler ağlama davranışının %50’sini oluştururken, beş aylık olduğunda bu oran %70’e kadar çıkıyor” diyor.

Bu sonuçlar, bebeğini sakinleştirmek için her yolu deneyip yine de başarılı olamayan aileler için bir nebze rahatlatıcı olabilir. Çünkü araştırma, bazı durumlarda anne babaların etkisinin sınırlı olabileceğini gösteriyor.

Sakinleşme hızı da genetikle bağlantılı

Araştırmanın ilginç bulgularından biri de bebeklerin ne kadar çabuk sakinleştiğiyle ilgili. Beş aylık bebeklerde, bu davranıştaki farklılıkların yaklaşık %67’si genetik faktörlerle açıklanabiliyor. Ancak bu durum zamanla değişiyor. İki aylıkken çevresel etkiler daha baskınken, aylar ilerledikçe genetik faktörlerin etkisi artıyor. Viktorsson, bu gelişimin bebeklerin hızlı değişen doğasını yansıttığını ve ebeveyn müdahalelerinin özellikle ilk aylarda daha etkili olabileceğini belirtiyor.

Öte yandan, araştırma bebek davranışlarının tamamen genetikle açıklanamayacağını da ortaya koyuyor. Örneğin, bebeklerin gece kaç kez uyandığı gibi faktörlerin daha çok çevresel etkilere (örneğin uyku rutinleri, beslenme düzeni ya da odadaki ışık ve ses gibi) bağlı olduğu belirtiliyor.

Ağlayan bebeği sakinleştirmenin “formülü” var mı?

Bu bulgulara ek olarak, daha önce Japonya’daki RIKEN Beyin Bilimi Merkezi tarafından yapılan bir başka araştırma, ağlayan bebekleri sakinleştirmek için uygulanabilir bir yöntem öneriyor: Bebeği beş dakika boyunca kucakta yürütmek, ardından beş ila sekiz dakika oturur pozisyonda tutmak ve sonrasında beşiğe yatırmak. Bu tekniğin kısa vadede etkili olabileceği ifade edilse de, uzun vadede uyku kalitesi üzerindeki etkileri henüz net değil.

Özetle, bir bebeğin sık sık ağlaması ya da kolayca yatışmaması, ebeveynin yetersizliğiyle ilgili olmayabilir. Aksine, bu durumun temelinde çoğu zaman genetik faktörler yatıyor gibi görünüyor. Elbette çevresel etkenler ve ebeveyn ilgisi önemini koruyor, ancak bu yeni bulgular, özellikle kendini suçlayan aileler için önemli bir perspektif sunuyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.