Müzik elbet ki hayatlarımızın vazgeçilmez bir modülü. Pekala, hiç düşündünüz mü, kişilik özelliklerimiz müziği nasıl ve neden kullandığımızı etkiliyor olabilir mi? Bu içerikte bilimin bu soruya verdiği karşılığı iletiyoruz.

Akademisyenler tarafından yapılan “Personality and music: Can traits explain how people use music in everyday life?” (Kişilik ve müzik: Bireylerin özellikleri insanların günlük ömürde müziği nasıl kullandığını açıklayabilir mi?) isimli bilimsel bir çalışma müzik dinleme tercihlerimiz ile ilgili çok önemli bulgulara ulaştı.
Bireysel farklılıkların ile müziğin günlük hayattaki kullanım biçimlerini etkilediği hipotezinden yola çıkan bu araştırmada, kişilik özelliklerinin ve bilişsel yeteneklerin müziği deneyimleme halimiz üzerindeki tesiri tespit edilmeye çalışılıyor.
Metodolojiyi inceleyelim. Araştırmaya İngiltere ve Amerika’daki üniversitelerden toplam 341 öğrenci katılıyor.
241 bayan ve 100 erkekten oluşan iştirakçilerin yaşlarıysa 17 ile 41 arasında değişiyor ve iştirakçilerin çeşitli milletlerden ve fakültelerden olduğu belirtiliyor.
Bireylerin günlük ömürde müziği nasıl ve neden kullandıklarını incelemeyen bu araştırmada, kişilik özellikleri ve bilişsel yeteneklerin müzik deneyimleme biçimimiz üzerinde tesiri olup olmadığı araştırılmak üzere çeşitli değişkenler ele alınıyor.
Bu doğrultuda, müziğin kullanım türü (duygusal kullanım, bilişsel kullanım ve arka plan kullanımı), beş büyük kişilik özelliği (dışadönüklük, uyumluluk, sorumluluk, nevrotiklik ve tecrübeye açıklık), IQ ve Tipik Entelektüel Katılım (TIE) değişkenleri ele alınıyor.
Bulgular, nevrotik şahısların müziği bir duygusal düzenleme aracı olarak kullandığını gösteriyor!
Yüksek nevrotiklik puanlarına sahip bireylerin, müzik aracılığıyla duygusal hallerini değiştirme ya da pekiştirme eğiliminde olduğunu ve bu sebeple müziği daha çok duygusal düzenleme amacıyla kullandığını işaret ediyor.
Örneğin, bu bireyler sonuçlara göre kendilerini mutsuz hissettiklerinde hüzünlü müzikler, mutlu hissettiklerinde ise sevinçli müzikler dinleyebilirler.
Deneyime açık bireylerinse müziği daha çok bilişsel ve entelektüel bir deneyim olarak kullandığı sonucuna ulaşılıyor.
Buna ek olarak tipik entelektüel katılım (TIE) puanı ve IQ puanı yüksek olan bireylerin, müziği entelektüel bir şekilde değerlendirme eğiliminde olduğu belirtiliyor.
Araştırmacılar müziğin entelektüel bir tecrübe olarak kullanılması durumunu, bireylerin müziğin yapısını tahlil etmekten ve müzikal kompozisyonların karmaşıklığından zevk alması olarak açıklıyor.
Özetle, kişilik özellikleri ve bilişsel yeteneklerin, bireylerin müziği nasıl ve neden kullandıklarını anlamada kritik bir rol oynadığını gösteriyor.
Yani bu araştırma, kişilik özellikleri ve bilişsel yeteneklerin müzik kullanımı üzerinde çok önemli bir tesire sahip olduğunu ve bireylerin müziği farklı formlarda kullanma eğilimlerinin bu özelliklere göre değişiklik gösterdiğini ortaya çıkarıyor.
Tabii her bilimsel araştırmada olduğu benzeri bu araştırmada da birtakım kısıtlar olabileceğini ve her araştırmanın kendi örneklemi kapsamında genelleştirilebileceğini hatırlatarak içeriğimizi noktalayalım.