Yaşlanma süreçleri tamamen durdurulsa bile insan ömrünün aşamayacağı hücresel bir duvar bulunuyor. Bilim insanlarının yürüttüğü son araştırma, organların dayanıklılık sürelerini ve hücresel mutasyonları inceleyerek insan biyolojisinin çıkabileceği maksimum yaş sınırını hesapladı.

İnsanlık tarihi boyunca en uzun ömür sürdüğü belgelenen kişi, yaşamını 122 yıl 164 günle tamamladı. Peki ama biyolojik yıpranmaları tamamen durdurup hücresel düzeydeki geri dönülemez hasarları ortadan kaldırma şansımız olsaydı, insan bedeninin maksimum kapasitesi kaç yıla ulaşırdı?
Bilim insanları organların teorik dayanıklılığını ve DNA kopyalama hatalarını mercek altına alarak bu sorunun yanıtını aradı. Skoltech Biomed Teknolojileri Merkezi ile AIRI bünyesindeki araştırmacılar, zihni dijital ortama taşımak veya kök hücre nakli yapmak gibi fantastik yöntemleri hesaplamaların dışında tuttu. Ekip, sırf organların kendi doğal dayanıklılığını hesaba katarak bir modelleme kurguladı.
Bu çalışmada yaşlanmanın yol açtığı temel yıpranmalar sıfırlandı; sadece hücrelerin bölünmesi sırasında kaçınılmaz biçimde beliren somatik mutasyonların etkileri incelendi. Ideal bir referans noktası yakalamak adına hastalık riskinin en alt seviyede seyrettiği 30 yaşındaki İsviçre vatandaşlarının ölüm verileri baz alındı. Yaşlanmanın tamamen askıya alındığı, insanların sırf kazalar veya salgın hastalıklar yüzünden yaşamını yitirdiği bu teorik senaryoda medyan yaşam süresi tam 1.759 yıla kadar uzandı.
İnsan ömrünü kısıtlayan iki kritik organ
Matematiksel simülasyonlara somatik mutasyonların yarattığı tahribat dahil edildiğinde, bedenimizdeki dokuların aynı dayanıklılığa sahip olmadığı anlaşıldı. Araştırmada elde edilen en önemli veri, farklı organların hücresel dirençleri arasındaki uçurum oldu. Kendini tazeleme yeteneğine sahip karaciğer gibi dokular mutasyon baskısını bastırarak binlerce yıl işlevini sürdürebilirken, bölünme kabiliyetini yitirmiş nöronlar ile kalp kası hücreleri insan ömrünün önüne aşılmaz bir duvar örüyor.
Yenilenme yeteneği bulunmayan beyin ve kalp hücreleri yüzünden, yaşlanmaya bağlı tüm diğer olumsuzluklar silinse dahi teorik medyan yaşam süresi 1.759 yıldan 156 yıla geriledi. Geliştirilen modelde erişilebilecek en üst teorik yaş sınırı 470 olarak hesaplandı. Ancak ortalama insan ömrünün nihai üst sınırının 146 ile 194 yıl arasında tıkandığı belirlendi.
Gelecekte insan ömrünü 150 yılın ötesine taşıyabilmenin tek yolu var: Nöronların yenilenmesini sağlayacak gelişmiş hücresel tedavileri hayata geçirmek. NPJ Aging dergisinde yer verilen bu çalışma, yaşlanma olgusunun vücudun her bölgesinde aynı ivmeyle seyretmediğini açıkça kanıtlıyor. Ömrü uzatma odaklı tıp araştırmalarının öncelikli hedefi kalp ve beyin dokuları olmak zorunda.