Yuvanızı paylaştığınız kedilerin dışarı çıkmasına izin verdiğinizde birçok önemli riski de kabulleniyorsunuz demektir. Nasıl mı?

Kimi kedi ana-babası kedisini meskenlerinde tuttuğu için suçlu hissederek onu rahatça dışarı çıkarabilirken kimisi apartmana kaçtığında bile panikliyor, asla dışarı adımını atmasına izin vermiyor.
Her ne kadar ikinci seçenekteki “ebeveynliği” tahminen biraz fazla bulsak da aslında bilime göre doğru olanı onlar yapıyor.
İlk olarak hatırlatmakta yarar var…
Evet, kediniz daima dışarı çıkmak istiyor olabilir ve siz de bunu “Doğasına mahzur oluyorum.” diye yorumlayarak suçlu hissedebilirsiniz lakin unutmamak gerekir ki kediler evcil hayvan olarak evrimleştiler ve günümüzde meskenlerde olmaları onlar için daha avantajlı.
İnşa ettiğimiz yeni dünya, yalnızca insanların faydasına ve “doğa” diye bir şey kalmadı. Bu yüzden kedilerinizin dışarı çıkmasına izin vererek aslında onları tabiata değil hem sizin için hem onlar için risk teşkil edebilecek bir ortama gönderiyorsunuz.
Dışarıdan viral hastlalık kapma ihtimalleri çok yüksek.

Özellikle ülkemizde ne yazık ki birçok belediye hayvanları ihmal ettiği için sokakta yaşayan hayvanlarda hastalıklar çok yaygın. En yaygın olan ise FIP isimli ölümcül hastalığa evrilebilen Corona.
Bu Corona, o denli insanlardaki gibi ya da insanlara bulaşan bir şey değil fakat kediden kediye çok kolay bir şekilde bulaşıyor ve pek çok kedi, ölümcül FIP’e dönüşmezse hayatı boyunca Corona hastalığı ile yaşamak zorunda kalıyor. İlla hastalıklı bir kediyle temas etmesine gerek yok, hastalıklı edinin salgılarının olduğu bir yerle temas etmesi de kâfi.
Bunun yanı sıra sokağa çıkan kediler; lösemi, kedi AIDS’i FIV, kedi distamperi, üst teneffüs yolu enfeksiyonu kapabiliyor.
Bir diğer tehlike, parazitler.
Pireler, keneler, kulak akarları, gastrointestinal solucanlar, saçkıran… Tüm bu parazitler kedilerde kaşınma, cilt enfeksiyonu, kusma, ishal çeşitli orta şiddetli semptomlara sebep olabiliyor. Hatta kimileri eve girerek size de bulaşabiliyor.
Güvenlik risklerini yadsıyamayız.

Maalesef Türkiye’de sokaktaki hayvanlar çok önemli risklerle karşı karşıya. Etrafa zehirler koyuluyor, şiddete ve işkenceye maruz kalabiliyorlar, araba çarpabiliyor…
Kısacası hayatlarını önemli şekilde tehdit edebilecek birçok sorunla savaşıyorlar. Hiçbirimiz, biricik kedilerimizin bunlara maruz kalmasını istemeyiz değil mi?
Hatta bir kediye yuvamızı açmayı düşündüğümüzde tercihimizi sokakta ömür uğraşı veren bir hayvandan yana kullanarak hayatlarını kurtarabileceğimizi hatırlatmayı da atlamayalım ve mevzumuza dönelim.
Yapılan bir araştırmaya göre doğal hayatı da tehdit ediyorlar.

Maryland Üniversitesinde yapılan araştırmaya göre konuttan dışarı çıkarılan kediler, kuduz, toksoplazmoz vb. hastalıkları hem kendi bünyesine alabiliyor hem de eve taşıyabiliyor.
Bunun yanı sıra her ne kadar bizim coğrafyamızda geçerli olmasa da ABD gibi yerlerde sincapları, tavşanları, fareleri, kunduzları avlayarak doğal ömrü tehdit ediyorlar.
Araştırmacılar, evcil hayvanlar ile yırtıcı ömür arasındaki müsabakaları önlemek için kedilerin iç yerlerde tutulması gerektiğini söylüyor.
İlginizi çekebilir: