enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
32,8905
EURO
35,8729
ALTIN
2.531,75
BIST
11.172,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Az Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
31°C
Çarşamba Az Bulutlu
31°C
Perşembe Az Bulutlu
29°C
Cuma Az Bulutlu
28°C

Çernobil’de kuş olmak: Hayat onlara iyi davranmadı!

Çernobil Hariç Tutma Bölgesi’nde yaşayan bir kuş tipinin, radyasyon yüzünden yaşadığı çok önemli problemleri ortaya çıkarttı.

Çernobil’de kuş olmak: Hayat onlara iyi davranmadı!
07.07.2024 01:00
2
A+
A-

Çernobil Hariç Tutma Bölgesi’nde (CEZ) bir ötücü kuş (songbird) olmak hiç de kolay değil. Yeni bir araştırma, radyasyonlu çorak yerde yaşayan kuşların radyasyon düzeyleri ile bağırsak mikrobiyomları arasında bir temas buldu ve sıhhatlerinin yaşadıkları problemli bölgeden etkilendiğini ortaya koydu.

CEZ, Ukrayna’da 26 Nisan 1986’da meşhur nükleer felaketin meydana geldiği Çernobil Nükleer Santrali’ni çevreleyen yüksek derecede kirlenmiş bir alan. Santralin 38 yıl önce kapatılmasından bu yana, yüksek radyasyon düzeylerine karşın insan faaliyetlerinin yokluğunda biyoçeşitlilik süratle arttı. CEZ’in yaban hayatını inceleyen çok sayıda etkileyici çalışma olmasına rağmen, radyolojik kirlenmenin kuşların gelişimini nasıl etkilediğini tahlil eden çok az çalışma bulunuyor.

Jyväskylä Üniversitesi’nde doktora araştırmacısı olan Sameli Piirto yaptığı açıklamada, “Radyolojik kirlenmenin yaban hayatı üzerindeki sonuçları, bilhassa de ömrün erken periyotlarında yaban hayatı için oluşturduğu riskler hala büyük ölçüde bilinmemektedir. Radyolojik kirlenme, organizmaların başa çıkması gereken ek bir gerilim faktörü yaratarak şimdi tam olarak anlaşılmamış sayısız sonuca yol açıyor. İnsanlık daha da nükleer bir gelecek peşinde koşacaksa bunun tesirlerini incelemek hayati ehemmiyet taşıyor” dedi.

Yeni çalışmada Piirto ve ekibi, radyasyonlu ortamın iki yaygın Avrupa ötücü kuş tipi olan büyük baştankara (Parus major) ve alaca sinekkapanı (Ficedula hypoleuca) nasıl etkilediğini inceledi. Biri yüksek radyolojik kirliliğe sahip başkası nispeten düşük kirliliğe sahip iki farklı bölgeye birkaç kuş kutusu yerleştirildi ve kuş cinsleri bir dizi test kullanılarak karşılaştırıldı.

Araştırma sonucunda yüksek derecede kirlenmiş bölgelerde daha az yuva bulunurken, üreme ekolojisi ya da yavru sağlığı açısından çok önemli bir farklılık görülmedi. derecede şaşırtan bir şekilde, kirlenmiş bölgelerdeki kuşların beslenmelerinde daha fazla böcek çeşitliliği vardı.

Bununla birlikte, birtakım çok önemli farklılıklar tespit edildi. Kuşların dışkılarından alınan DNA örnekleri, sıhhatin çok önemli bir belirleyicisi olan bağırsak mikrobiyomlarının bileşimini gösterirken, radyasyonun kuşları nasıl etkilediğine dair daha fazla bilgi sağladı. Değişik bir şekilde, çevresel radyasyon düzeyleri bağırsak mikrobiyomunda bulunan bakteri çeşitliliğini etkilememiş, lakin içindeki farklı bakteri tiplerinin oranlarını değiştirmiş.

Piirto, bu sonuçların, radyolojik olarak kirlenmiş bölgelerdeki kuş ekolojisini anlamak için enteresan bir arka plan oluşturduğunu ve bize radyasyonun yavru kuşlar üzerindeki etkileri hakkında değerli yeni bilgiler verdiğini belirtiyor.

Farklılıklar kıymetsiz görünebilir, lakin diğer araştırmalar radyasyonun CEZ’deki kuşları çok daha derin bir şekilde etkilediğini gösteriyor. Çernobil yakınlarında yaşayan 48 cinse ait 550 kuş üzerinde 2011 yılında yapılan bir tahlilde, düşük düzeyli radyasyonun gelişimlerini engellemesi sonucunda kuşların başlarının ve beyinlerinin daha küçük olduğu görüldü. Hatta bunun kuşların bilişsel yetenekleri üzerinde bir tesiri olup olmadığı konusunda da spekülasyonlar ortaya atıldı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.