enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,0206
EURO
56,1267
ALTIN
7.107,39
BIST
14.514,82
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Açık
31°C
Salı Açık
31°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
30°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
29°C

Dev bir borunun içinde akanı bile var: Londra’nın gizemli yeraltı nehirleri

İngiltere’nin başkentinde her gün binlerce insanın yürüdüğü kaldırımların altında devasa bir su ağı gizli. Viktorya döneminde yer altına hapsedilen 21 antik nehir, metro hatlarının ve kanalizasyonların arasından geçerek hayalet gibi akmaya devam ediyor.

Dev bir borunun içinde akanı bile var: Londra’nın gizemli yeraltı nehirleri
08.03.2026 12:20
17
A+
A-

Londra’nın kalabalık caddelerinin ve görkemli binalarının altında, modern metro hatlarının çok daha ötesinde gizemli bir dünya uzanıyor. Şehrin parke taşlarının ve her gün binlerce kişinin geçtiği kaldırımların derinliklerinde, antik bir nehir sistemi sessizce akıyor. Viktorya dönemi mühendislerinin ve şehir planlamacılarının tüm çabalarına rağmen doğa, bu yeraltı dehlizlerinde kendi yolunu bulmaya devam ediyor.

Londra’nın 18. ve 19. yüzyıllardaki devasa büyüme hamlesi sırasında, yaklaşık 21 nehir ve dere yerin altına hapsedilerek adeta unutulmaya terk edildi. Bugün bu kayıp suların çoğu ya Thames Nehri’ne ya da şehrin doğusundaki Lea Nehri’ne karışıyor. Bazıları devasa kanalizasyon ağının bir parçası haline gelse de, kimisi hala parkların kuytu köşelerinde veya ıssız arka sokaklarda varlığını hissettiriyor.

Şehrin hafızasından silinen dev: Fleet Nehri

Bu yeraltı şebekesinin en büyüğü ve en bilineni kuşkusuz Fleet Nehri. Kuzeydeki tepelerden doğup Blackfriars Köprüsü yakınlarında Thames ile buluşan bu su yolu, bir zamanlar Londra’nın can damarıydı. Roma döneminde küçük gemilerin yük taşıyabileceği kadar derin ve geniş olan nehir, kıyısına kurulan köprülerle şehre hayat veriyordu.

Londra’nın sessiz anlarında, Camden’daki Prince Albert isimli mekanın önündeki bir rögardan hala Fleet’in akış sesi duyulabiliyor. Şehrin altında sadece Fleet değil, çok daha temiz bir geçmişe sahip olan Tyburn Nehri de akıyor. Buckingham Sarayı’nın ve Westminster’ın derinliklerinden geçen bu nehir, bir zamanlar içme suyu sağlanacak kadar berrak akıyordu.

Belki de bu yeraltı nehirlerinin en ilginç görüntüsü Sloane Square metro istasyonunda karşımıza çıkıyor. Peronda beklerken başınızı yukarı kaldırdığınızda, tavandan geçen devasa yeşil bir boru görüyorsunuz. Bu borunun içinde Westbourne Nehri akıyor. 1860’larda istasyon inşa edilirken nehrin yolunu kesmemek için tasarlanan bu yapı, İkinci Dünya Savaşı’ndaki hava saldırılarında hasar almasına rağmen hala ayakta.

Zaman zaman bu nehirleri yeniden gün yüzüne çıkarma veya onları binalar için bir ısı kaynağı olarak kullanma fikirleri ortaya atılıyor. Ancak bu projeler şimdilik tozlu raflarda kalmış durumda.

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.