Dünya üzerinde yaşayan tüm insanların benzer anda okyanuslara ve denizlere girmeye karar verdiğini hayal edin… Bu türlü bir durumda neler yaşanabileceğini hiç düşündünüz mü? Şayet düşündüyseniz, bu sorunun çok kolay bir yanıtı olduğunu görünce şaşıracaksınız…

Eğer Dünya’daki herkes aynı anda okyanuslara ve denizlere girmeye karar verirse ne olur? Bu farklı sorunun karşılığını vermek için, matematiği kullanmak kâfi olabilir. Lakin öncelikle bu sorunun çok daha küçük ölçekli bir örneğinden başlamakta fayda var.
Bir küveti tamamen doldurup içine girerseniz, küvetten taşan su etrafınızda temizlemeniz gereken kayda değer bir ıslak alan oluşacaktır. Su, bedeniniz tarafından itildiği için ve küvetin altı ve yanları katı kesimlerden oluştuğu için taşacaktır. Bir cismin uzayda kapladığı alan hacim olarak isimlendirilir. Küvetten taşan su miktarı da bedeninizin hacmine eşit olacaktır.
Küvetin yarıya kadar dolu olduğu duruma bakarsak, küvete girmenizle bir arada beden hacminiz suyu tekrar yerinden edecek ve yükselmesine sebep olacaktır. Suyun yükseldiği miktarı da birkaç kolay matematik süreci ile hesaplamanız mümkün.
Öncelikle bu örneği kolaylaştırmak için küvetin dikdörtgen tabanlı bir kutu olduğunu varsayalım. Suyun yükseleceği miktarı, küvete oturduğunuzda ne kadar hacim eklediğinizi ve bu hacmi ne boyutta bir alana yaydığınızı hesaplayarak bulmamız mümkün. Suyun yükselme miktarı, eklenen hacmin alana bölünmesiyle hesaplanabilir.
Küvetin 1,5 metre uzunluğunda ve 60 santimetre genişliğinde olduğunu varsayalım. Bu alan 0,9 metrekare olacaktır. Bedenimizin hacmini hesaplamak için de benzeyenbir kolaylaştırma yapabilir ve kendimizi de dikdörtgen tabanlı bir kutu gibi düşünebiliriz. Bir kere daha 1,5 metre uzunluğunda, 60 santimetre genişliğinde (soldan sağa) ve 30 santimetre derinliğinde (önden arkaya) olduğumuzu varsayalım. Bu durumda beden hacmimiz 1,5×0,6×0,3 metreküp, yani 0,27 metreküp olacaktır.
Küvete oturduğunuzda bedeninizin hacminin yaklaşık yarısını eklediğinizi düşünürsek, bunun manası suyun, bedeninizin hacminin yarısının küvetin alanına bölünmesi kadar yükseleceği olacaktır. Üstteki varsayımları kullanarak bunun (0,27/2)/0,9 yani 0,15 metre, yahut 15 santimetre olduğunu hesaplayabiliriz.
Okyanus ve denizler dev bir küvet olsaydı…
Okyanusları da devasa bir küvet olarak düşünebiliriz. Dünya’nın yüzeyinin %70’inden fazlası su ile kaplı ve bu da, küvetimizin alanının yaklaşık 360 milyon kilometrekare olduğu manasına geliyor. Suyun ne kadar yükseleceğini hesaplamak için, suya oturacak insanların hacmini bulmamız ve bu okyanus alanına bölmemiz gerekiyor.
Şu anda Dünya’da neredeyse 8 milyar kişi bulunuyor. Tabii ki bebeklerden yetişkinlere insanlar pek çok farklı boyuta ve hacme sahip. Lakin hesap kolaylığı için ortalamada 150 santimetre uzunluğunda, yani bir çocuktan biraz daha uzun olduğumuzu varsayarsak ortalama hacmimizin 0,27 metreküp olduğunu söyleyebiliriz. Suya oturma ile bir kere daha yalnızca hacmimizin yarısının suya girdiği varsayılırsa ve 8 milyar insan olduğu varsayılırsa, toplam 1.080.000.000 metreküp suyun yer değiştirmesine sebep olacağımız söylenebilir.
Ancak bu sayı muazzam gözükse de, okyanusun alanına bölünmesi gerektiğini unutmayın. Küvet hesabında yapıldığı aynıi bu 1.080.000.000 metreküp hacmi 360 milyon kilometrekare (3,6×1014 metrekare) alana böldüğümüzde elde ettiğimiz sayı ise yalnızca 0,000003 metre, yani 0,0003 santimetre oluyor. Herkes tamamen suyun içerisine girse bile bu sayı yalnızca 0,0006 santimetre, yani yaklaşık bir saç teli kadar oluyor.