Dünya’nın en büyük tsunamisi ile oluşan dalgalar, Empire State binasından bile daha yükseğe ulaşarak insanlığın gördüğü en büyük dalgaları oluşturmuştu. Pekala, bu dalgalar tam olarak ne kadar büyüktü? Tsunaminin sonunda yaşanan yıkımın boyutları ne kadardı?

İnsanlığın gördüğü en büyük dalga sizce kaç metre yüksekliğe ulaşmıştı? 1958’de Alaska’yı vuran bir tsunaminin ürettiği dalgalar, Empire State Binası’ndan daha yüksekti.fakat şimdiye kadar kaydedilen en büyük örnek olan bu mega-tsunami, Alaska Körfezi’nde çok fazla insanın yaşamadığı uzak bir nokta olan Lituya Körfezi’ni vurduğu için en yıkıcı tsunami olarak kayıtlara geçmedi.
O devasa tsunami sebebiyle yalnızca beş kişinin hayatını kaybettiğine inanılıyor. Batı Devletleri Sismik Siyaset Kurulu (WSSPC), deniz düzeyinin 30 metre altına çöktüğünde Yakutat Körfezi’nin ağzındaki kıyıda üç kişinin bulunduğunu ve dalga çarptığında balık tutmaya giden iki kişinin bir daha hiç görülmediğini açıkladı.
Hayatta kalanlardan kimileri balıkçı gemileriyle bu inanılmaz dalgalarını atlatmayı başardı. NASA Dünya Gözlemevi’ne göre bir balıkçı, gemisinin “bir dalganın doruğundayken ormanlık bir kıyı alanı üzerinde yükseldiğini ve aşağıdaki ağaçlara baktığını” söylemişti.
Mega-tsunami, girişin kuzey duvarından 610 metre yükseklikte yer alan 732 metreye 914 metre boyutunda ve 91 metre kalınlığındaki devasa bir kaya kesiminin suya düşmesiyle tetiklendi. Kaya düşmesinin boyutu ve ciddiyeti, suya çarpan bir asteroit ile karşılaştırılabilmesini sağlarken, fiyordun formu ise yarattığı kaosun kısmen sorumlusu oldu.

Lituya Körfezi, U şeklinde deniz tabanına sahip dar bir fiyort. Ağır bir topu bir küvetin içine attığınızda ne olacağını düşünerek suyun içindeki hareketi hayal edebilirsiniz. Kaya düşmesinin tesiri, aynı bir şekilde ileri geri çalkalanan suya neden oldu ve bu, çok sayıda devasa dalganın körfeze çarpmasına sebep oldu. Bunların en büyüğü, 524 metre yüksekliğine kadar çıktı.
Tsunamiye sebep olan kaya, bir zelzelenin sonucu olarak düştü ve WSSPC, o günkü beş ölümü önlemek için yapılabilecek çok az şey olmasına karşın, olanların büyüklüğünden ders alabileceğimizi belirtti: “Deprem o kadar güçlüydü ve tsunami o kadar süratli geldi ki inançlı bir yere gitmeye zaman yoktu. Lakin, buna benzer olayların gelecek kuşaklar için belgelenmesinin ehemmiyetinin altını çiziyor ve yüksek sismisite ya da tsunamiye karşı hassasiyeti olan bölgelerdeki kıyı bölgeleri için geliştirme kararları alırken buna aynı aşırı olayları dikkate almanın ehemmiyetini vurguluyor.”
Bu tsunaminin tesirleri, üzerindeki bitki örtüsünden çok daha genç olan ağaçlık bir bariyer şeklinde günümüzde uzaydan bile görülebiliyor. Tsunaminin şiddeti ağaçları köklerinden sökerek, dalgaları aşmayı başaran iki gemi için şartları daha da tehlikeli hale getirdi.