Cambridge Üniversitesi’nden araştırmacılar, çevre için büyük risk taşıyan otomobil batarya asitlerini plastikleri parçalamak için kullandı. Güneş ışığıyla desteklenen bu yeni yöntem sayesinde hem tehlikeli kimyasallar bertaraf ediliyor hem de geleceğin temiz yakıtı hidrojen üretiliyor.

Doğa, her yıl milyonlarca ton plastik atığın ve kimyasal asidin yükü altında ezilmeye devam ediyor. Ancak bilim dünyası, bu iki farklı kirlilik kaynağını birbirini yok eden birer araca dönüştürmeyi başardı. Cambridge Üniversitesi’nden araştırmacıların yürüttüğü çalışma, otomobil bataryalarından sızan tehlikeli asitlerin aslında plastikleri parçalamak için mükemmel bir anahtar olduğunu ortaya koydu.
Bu yenilikçi yaklaşım, çevre felaketine yol açan maddeleri temiz bir enerji kaynağına çevirerek sürdürülebilir bir geleceğin kapısını aralıyor. Dünya genelinde her yıl üretilen 400 milyon ton plastiğin büyük bir kısmı ne yazık ki geri dönüşüm sürecine dahil değil. Öte yandan, ömrünü tamamlayan otomobil bataryaları da içerdikleri yüksek asit oranıyla ciddi bir bertaraf problemi yaratıyor. Geleneksel yöntemlerde bataryalardaki kurşun alındıktan sonra geri kalan asitli sıvı nötralize edilerek atılıyordu. Cambridge ekibi ise bu aşındırıcı sıvıyı nötralize etmek yerine, plastiği yapı taşlarına ayıran bir reaktör yakıtı olarak kullanmayı tercih etti.
Araştırmanın başında bulunan Erwin Reisner, başlangıçta sistemdeki asidin her şeyi eritip yok etmesinden çekindiklerini ifade ediyor. Ancak geliştirilen dayanıklı fotokatalizör Yapılan dayanıklılık testleri, bu reaktörün 260 saati aşkın bir süre boyunca hiçbir verim kaybı yaşamadan çalışabildiğini gösterdi. Bu süre, sistemin laboratuvar ortamından çıkıp sanayi ölçeğine taşınabileceğine dair önemli bir umut veriyor. Maliyeti kazanca dönüştüren senaryo