enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
47,5402
EURO
54,8887
ALTIN
6.232,80
BIST
13.458,10
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Az Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
31°C
Çarşamba Açık
32°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
31°C

Gözümüzün önündekini neden bazen göremeyiz?

Evde köşe bucak aradığınız bir anahtarın aslında tam önünüzde durması bir tesadüf değil. Bilim insanları, beynin görsel verileri işlerken nasıl “filtre” uyguladığını ve neden bazen en bariz nesneleri bile görmezden geldiğini dikkat körlüğü kavramıyla açıklıyor.

Gözümüzün önündekini neden bazen göremeyiz?
12.05.2026 21:00
11
A+
A-

Bir anahtarı ya da telefonu dakikalarca arayıp, tam önümüzde durduğunu fark ettiğimiz anlık şaşkınlık hemen herkesin başına gelmiştir. Bristol Üniversitesinde anatomi profesörü olan Michelle Spear, bu sinir bozucu durumun ardında yatan bilimsel gerçeği “dikkat körlüğü” (inattentional blindness) olarak tanımlıyor.

Görsel algının sadece gözlerin gördüğüyle sınırlı olmadığını belirten Spear, beynin ne bulmayı umduğunun bu süreçte belirleyici rol oynadığını ifade etti. Gündelik ortamlarda bir nesneyi bulmak, görsel arama adı verilen bir sürece dayanıyor. Zihin, her şeyi aynı anda analiz etmek yerine, önemli gördüğü detayları seçip geri kalanını filtreliyor. Özellikle stresli anlarda ya da aceleniz olduğunda, beyin sahneyi beklentilerine göre süzmeye başlıyor. Aranan nesne zihindeki görüntüyle tam örtüşmüyorsa, örneğin anahtarların üzerine bir gazete gelmişse veya farklı bir açıyla duruyorsa, beyin o nesneyi doğrudan görmesine rağmen yok sayabiliyor.

Spear’a göre, dışarıdan gelen birinin kayıp eşyayı saniyeler içinde bulmasının sırrı da burada saklı. Yeni bir çift göz, nesnenin nerede olması gerektiğine dair ön yargılara sahip olmadığı için filtreleme yapmadan sonuca ulaşıyor.

Cinsiyet ve arama becerileri arasındaki farklar

Kadınlar ve erkeklerin arama yaparken gözlerini kullanma biçimleri de uzmanlar tarafından mercek altına alındı. Araştırmalar, kadınların karışık ve dağınık ortamlarda nesne bulma konusunda daha başarılı olduğunu gösterirken; erkeklerin ise üç boyutlu zihinsel döndürme ve geniş ölçekli navigasyon içeren görevlerde öne çıktığını ortaya koyuyor. Bazı psikologlar bu farkı avcı-toplayıcı toplumlardaki köklere bağlasa da Profesör Spear, çevresel aşinalık ve bireysel dikkat farklarının cinsiyetten daha etkili olabileceğine dikkat çekti.

Görsel arama sürecini bir “tahmin algoritmasına” benzeten Spear, zihnin nesnenin nerede olabileceğine dair sürekli tahminler yürüttüğünü vurguladı. Bu tahminler bazen hatalı çıktığında, gözümüzün önündeki nesne beynin beklentileriyle eşleşmiyor. Dolayısıyla birisi “Her yere baktım ama yok” dediğinde, aslında doğruyu söylüyor olabilir; sadece doğru şekilde bakmamıştır…

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.