enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,8248
EURO
53,4784
ALTIN
6.687,67
BIST
13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
24°C
İstanbul
24°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
26°C
Salı Parçalı Bulutlu
29°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
27°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
28°C

Kolomb’dan bin yıl önce orada mıydılar?: Meksika mezarında bir Romalı…

Bir mezarın derinliklerinden çıkan küçük bir heykelcik, Amerika’nın keşfiyle ilgili tarihi değiştirebilir. Antik Roma dönemine ait olduğu bilimsel olarak kanıtlanan “Tecaxic-Calixtlahuaca Başı”, Romalıların Kolomb’dan bin yıl önce Amerika’ya ulaştığı ihtimalini yeniden gündeme getirdi.

Kolomb’dan bin yıl önce orada mıydılar?: Meksika mezarında bir Romalı…
21.03.2026 22:00
8
A+
A-

Kristof Kolomb’un 1492’de Amerika’ya ayak basması, tarih kitaplarında “Yeni Dünya’nın keşfi” olarak kabul ediliyor. Ancak Meksika’daki bir mezarın derinliklerinden çıkarılan küçük bir heykelcik, bu yerleşik bilgiyi sarsabilir.

Tecaxic-Calixtlahuaca Başı” olarak adlandırılan bu eser, sakallı bir adamı tasvir eden yüz hatlarıyla dikkat çekiyor. İşçiliği ise yerel Mezoamerika geleneklerinden ziyade Antik Akdeniz dünyasına inanılmaz bir benzerliğe sahip. İlk kez 1933 yılında, İspanyol öncesi döneme ait bozulmamış bir mezarın mühürlü katmanları arasında bulunan bu baş, arkeologların “Romalılar Amerika’yı Kolomb’dan bin yıl önce keşfetmiş olabilir mi?” sorusunu sormalarına yol açtı.

1960’lı yıllarda Alman arkeolog Bernard Andreae, eserin stili üzerine yaptığı incelemeler sonucunda “hiç şüphesiz Romalı” olduğu kanaatine vardı. Andreae, sakal ve saç biçimi gibi detayların, Roma İmparatorluğu’nun MS 200 civarındaki Severus Hanedanı dönemine ait moda akımlarını yansıttığını belirtiyor. Seramiklerin yaşını ölçen termolüminesans yöntemi de bu görüşü destekliyor. Yapılan testler, objenin Avrupa’nın Amerika ile resmi temasından çok daha eski olduğunu kanıtladı. Ancak mezarın kendisinin 15. yüzyıl sonlarına, yani Hernan Cortes’in gelişinden hemen öncesine tarihlenmesi, Roma dönemine ait bir nesnenin oraya nasıl girdiği sorusunu cevapsız bırakıyor.

Okyanus akıntıları ve kayıp gemiler teorisi

Arkeologların çoğu ise bu bulguya karşı temkinli yaklaşıyor. Bilim dünyasında genel kabul gören kural, olağanüstü iddiaların olağanüstü kanıtlar gerektirmesi. Eleştirenler, Amerika kıtasında bu yolculuğu destekleyecek herhangi bir Roma gemisi kalıntısına veya yerleşim yerine rastlanmadığına dikkat çekiyor. Bazı araştırmacılar, bu başın 1933’teki kazılar sırasında bir aldatmaca olarak mezara yerleştirilmiş olabileceğini ya da ilk kaşifler döneminde bölgeye getirilip sonradan yerlilerce mezara konulduğunu öne sürüyor. Ancak kazı kayıtları, eserin bozulmamış zemin katmanlarının altından çıkarıldığını söylüyor. Bu durum, eğer kayıtlar doğruysa, sonradan yerleştirilme ihtimalini oldukça zayıflatmış durumda.

Bu noktada, “tesadüfi temas” teorisi ağırlık kazanıyor. Bazı araştırmacılara göre Akdeniz’den yola çıkan Roma, Fenike veya Berberi gemileri, güçlü okyanus akıntılarına kapılarak rotalarından sapmış ve Atlas Okyanusu’nu geçip Amerika kıyılarına vurmuş olabilir. Kanarya Akıntısı gibi rotaların, uygun koşullarda bir gemiyi sürükleyerek okyanusun diğer ucuna taşıyabileceği biliniyor. Eğer böyle bir durum yaşandıysa, gemideki yükler yerli halk tarafından toplanmış ve zamanla iç bölgelere kadar ticareti yapılmış olabilir.

Tecaxic-Calixtlahuaca Başı, yerleşik tarih anlatısına uymayan buluntuların yorumlanmasındaki zorluğu bir kez daha gözler önüne sermesi açısından da önemli. On yıllar boyunca Vikinglerin Amerika’ya ulaştığı fikri de hayal ürünü olarak görülüyordu ancak Newfoundland’deki yerleşimler bu fikrin doğruluğunu kanıtladı. Bu küçük Roma başı da belki bir gün yeni kanıtlarla tarihin eksik bir sayfasını tamamen aydınlatacak bir ipucu haline gelebilir.

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.