New Yorklu eski bir sağlık görevlisi olan Bill Tortorella, 1994 yılında yaşadığı klinik ölüm deneyimiyle ilgili çarpıcı detaylar paylaştı. Ölümün kıyısından dönen Tortorella, kendisine insanlığın geleceğine dair iki farklı senaryo gösterildiğini iddia ediyor.

Ölümün kıyısından dönenlerin paylaştığı deneyimler, merak ile korkunun harmanlandığı gri alanda her zaman kendine yer bulur. Ancak eski bir sağlık görevlisi olan Bill Tortorella’nın 1990’lı yıllarda yaşadığı olay, sadece kişisel bir “ışığa gidiş” hikayesinden çok daha fazlasını barındırıyor.
New York’ta paramedik olarak görev yapan Tortorella, 1994 senesinde Arizona’daki bir iş gezisi sırasında aniden fenalaştı. Hastanedeki ilk müdahalenin ardından dinlenmek için geçtiği otel odasında bilincini tamamen yitiren Tortorella için o an, fiziksel dünyanın sınırlarının bittiği, bambaşka bir boyutun kapılarının aralandığı yerdi. Bugün 72 yaşına gelen eski sağlık çalışanı, o gün bedeninden ayrıldığında karşılaştığı manzaraların bugünkü dünyayı nasıl şekillendirdiğini hala büyük bir heyecanla paylaşıyor.
Tortorella’nın iddiasına göre, bilincini kaybettiği dakikalarda kendisini “rehber” veya “melek” olarak nitelendirdiği manevi varlıklar karşıladı. Bu varlıklar ona sadece geçmişini izletmekle kalmadı, aynı zamanda insanlığın önündeki iki muhtemel geleceği de birer film karesi gibi sundu. Gördüğü ilk tablo tam bir yıkım senaryosuydu. İnsanların bir yudum su uğruna birbirine zarar verdiği, kaosun ve sefaletin hakim olduğu karanlık bir dünya ile yüzleşti. Hemen ardından ise bu korkutucu görüntünün tam zıttı ekrana yansıdı: Doğayla barışık, nezaketin ve sevginin temel ilke olduğu huzur dolu bir ütopya. Tortorella’ya göre bu iki zıt manzara, insanlığın kolektif seçimleriyle hangi kadere yürüyeceğinin somut birer göstergesiydi.
Vicdanın aynasında bir hayat muhasebesi
Deneyimin en sarsıcı anlarından birini ise “hayat incelemesi” aşaması oluşturdu. Tortorella, paramediklik yaptığı dönemde ağır yaralı bir çocuğa müdahale ederken yaşadığı o mucizevi anı tekrar gördü. Ambulansın içinde küçük kıza yardım etmeye çalışırken, kendi ellerinin üzerinde başka bir elin desteğini hissettiğini fark etti. Ancak bu manevi yolculuk sadece mucizelerle sınırlı değildi. Geçmişindeki hatalar, özellikle de ilk eşinden ayrılma sürecinde ailesine yaşattığı zorluklar tüm gerçekliğiyle önüne serildi. Bu yüzleşme, ona hayatın her anının ve her davranışın ne kadar kıymetli olduğunu hatırlattı.
Eski paramedik, o gün kendisine gösterilen vizyonlar arasında 11 Eylül gibi henüz yaşanmamış büyük toplumsal olayların da bulunduğunu savunuyor. O an anlam veremediği sahnelerin zamanla dünya tarihinde birer birer gerçekleştiğini görmek, yaşadığı deneyime olan inancını daha da pekiştirdi. Bir “vorteks” aracılığıyla istemeyerek de olsa bedenine geri döndüğünü anlatan Tortorella, o günden sonra hayatını sevgi ve hizmet ekseninde yeniden kurguladı. Ona göre, dünyayı bekleyen o karanlık gelecekten kurtulmanın tek yolu, büyük kahramanlıklar yapmak değil; sadece kalpteki sevgiyi korumak ve vicdanın sesine kulak vermekten geçiyor.