Geleneksel hava savunma sistemlerinin yetersiz kaldığı son çatışmalar, askeri teknolojilerde yeni bir sayfa açtı. Ses hızını katbekat aşan ve atmosferdeki havayı yakarak ilerleyen yeni nesil füzeler için düğmeye basıldı.

Modern savaş teknolojilerinde dakikaların, hatta saniyelerin önemi her geçen gün artıyor. Bölgesel çatışmalarda fırlatılan geleneksel mühimmatın gelişmiş kalkanlara takılması, askeri stratejistleri radikal çözümler aramaya itti.
Hava savunma sistemlerini çaresiz bırakacak bir hız seviyesine ulaşmak, küresel güçlerin ana hedefi olmuş durumda. Amerikan ordusu da bu ihtiyaca yanıt vermek adına yeni nesil bir mühimmat konseptini devreye sokmaya hazırlanıyor.
Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA) tarafından yönetilen NGHCM projesi, atmosferdeki havayı yüksek hızda yakarak ilerleyen Scramjet teknolojisine dayanıyor. Ses hızının en az beş katına çıkabilen bu sistem; savaş uçaklarından, bombardıman gemilerine ve karadaki bataryalara kadar pek çok farklı platformdan ateşlenebilecek.
Tasarım hedeflerinin merkezinde sadece hız değil, aynı zamanda üretim kolaylığı da var. Tasarlanan prototiplerin kısa sürede test edilip seri üretime geçirilmesi planlanmış durumda.
Sürecin aciliyet kazanmasındaki en büyük etkenlerden biri, Doğu blokundan gelen hamleler. Rusya’nın hava solumalı 3M22 Zirkon sistemini envantere katması, Batı kanadındaki çalışmaları hızlandırdı. 463 ile 3 bin 704 kilometre arasındaki devasa bir etki alanını kapsayan bu projede, aşırı ısınmaya dayanıklı malzemeler ve özel yakıt türleri denenecek. DARPA, bu devasa dönüşümde sadece klasik savunma devleriyle değil, yenilikçi girişimlerle de ortaklık kurmayı hedefliyor.