Mor deniz kestanesi üzerinde yapılan hücre haritalaması, bu canlıların omurgalılardaki merkezi sinir sistemine benzeyen genler taşıdığını gösterdi. Ayrıca, göz yerine vücuda dağılmış, insan retinasına benzer ışığa duyarlı hücreler keşfedilmesi bilim dünyasını şaşırttı.
Şili'de yapılan bir fMRI araştırması, fanatik futbol taraftarlarının beyin aktivitesini gözlemledi. Galibiyet anları dopamin salgılayan ödül sistemini tetiklerken, mağlubiyetler iç gözlem ağını aktive ediyor. En endişe verici bulgu ise, kayıp anında şiddet eğiliminin artma riski.
Serebral palsi gibi hastalıkların erken tanısı için kritik bir adım atıldı. Yeni sinir ağı, gri ve beyaz maddeyi %90 doğrulukla ayırarak günler süren MR analizini otomatikleştiriyor ve ücretsiz erişime açılıyor.
ChatGPT'nin dil modellerinde kullandığı mantık, şimdi de bilim insanlarının elinde biyoloji dünyasının en karmaşık yapılarından birini, yani beyni, haritalıyor. Araştırmacılar, CellTransformer adını verdikleri yapay zeka sistemiyle fare beyninin 1300'den fazla bölgesini ayrıntılarıyla tanımladı.
İnsan bilincinin kaynağına dair yaygın inançlar, Cambridge Üniversitesi'nden bir nöroloji uzmanının yeni teorisiyle sarsıldı. Yapılan kapsamlı araştırma, bilincin beynin en gelişmiş değil, aksine en ilkel kısımlarından doğduğunu öne sürüyor.
Uykusuzluk, yalnızca uyku kalitesini etkilemekle kalan bir durum değil. Uzamanlar, bu durumun aynı zamanda kalp hastalıkları, diyabet, obezite ve demans gibi ciddi sağlık problemlerine de yol açtığı konusunda uyarıyor.
Fareler üzerinde yürütülen bir deney, belirli bir anının her seferinde farklı beyin hücreleri tarafından temsil edilebildiğini ortaya koydu. Bu durum, anıların depolanma biçimiyle ilgili tüm bildiklerimizi değiştirebilir.
Johns Hopkins Üniversitesi’nden araştırmacılar, korteks, orta beyin, arka beyin ve kan damarlarını içeren tam kapsamlı bir beyin organoidi üretti. Yeni yapı, nörolojik hastalıkların araştırılması ve ilaç geliştirme süreci için önemli bir model olabilir.
Yetişkin beyninin değişmez olduğu fikri zamanla yerini çok daha dinamik bir tabloya bıraktı. Yeni bulgular, beynin yalnızca öğrenmekle kalmayıp, zaman zaman kendi parçalarını parçalayıp yok ederek işlevini koruduğunu ortaya koyuyor.