Oxford'lu fizikçinin teorisi sosyal medyada yankı uyandırdı. Her seçimimizin yeni bir evren yarattığına inanan bilim dünyası, paralel evrenlerdeki kopyalarımızın izini sürüyor. Kuantum fiziğinin gizemli kapılarını aralayan bu yaklaşım, gerçekliğin her saniye milyarlarca parçaya ayrıldığını savunuyor
Evrenin aslında en düşük enerji seviyesinde olmadığı ve geçici bir dengede durduğu teorisi uzun süredir tartışılıyor. Bilim insanları, bu hassas dengenin bozulma sürecini devasa atomlarla inceleyerek kuantum dünyasının en büyük risklerinden birini test etti.
Karanlık Enerji Spektroskopik Enstrümanı (DESI), 11 milyar yıllık kozmik geçmişi gözler önüne seren devasa bir haritaya imza attı. Karanlık enerjinin sanıldığı gibi sabit olmadığını gösteren ilk veriler, Albert Einstein’ın teorilerini bile sarsacak bir değişimin kapısını araladı.
Yarım asır önce dalga geçilen teori artık ana akım bilimin merkezinde. Araştırmacılar, evrenin tıpkı bir kara delik gibi döndüğünü ve her kara deliğin yeni bir evrene kapı açtığını iddia ediyor. Peki o zaman biz başka bir evrende ölen bir yıldızın kalbinde mi genişliyoruz?
DESI teleskobundan gelen yeni veriler karanlık enerjinin zamanla zayıflayabileceğini gösteriyor. Eğer sonuçlar doğrulanırsa evrenin kaderi hakkındaki teoriler değişebilir ve fizikçiler gizli ekstra boyutları yeniden ciddi biçimde tartışabilir.
Evrenin başlangıcı sandığımız yer aslında bir perde miydi? Yeni sayısal kozmoloji çalışmaları, Büyük Patlama’nın öncesine dair ilk ciddi ipuçlarını sunuyor. Üstelik sonuçlar beklendiği gibi değil.
Evrenin şekline dair yapılan ölçümler, mekânsal olarak "düz" olduğunu gösteriyor. Bu durum, ya uzayın sonsuz bir düzlük gibi yayıldığı ya da bir torus (donut) şeklinde kendi içine kapandığı anlamına geliyor. Mevcut teknolojimiz, bu iki şaşırtıcı olasılıktan hangisinin doğru olduğunu ayırt edemiyor.
Yeni bir teori, madde ve antimadde yok olmasıyla enerji üreten "yamyam yıldızların" kısa süreliğine evreni aydınlattığını iddia ediyor. Bu egzotik yıldızların çoğu da kara deliğe dönüşerek kaybolmuş olabilir.
Bilim insanları, Büyük Patlama’dan yalnızca 920 milyon yıl sonra oluşmuş, teorik büyüme sınırının çok üzerinde hızla gelişen bir kara delik keşfetti. Bu gözlem, erken evrendeki kara deliklerin oluşumuna dair yeni sorular doğuruyor.