Curiosity, Mars yüzeyinde alışılmadık çukurlar ve kısa mesafelerde hızla değişen kaya dokuları görüntüledi. NASA ekibi, bu yapıların gezegenin geçmişteki çökelme koşulları ve jeolojik değişimleri hakkında yeni ipuçları sunabileceğini düşünüyor.
Güney Afrika'daki sarp kaya duvarlarında bulunan 200 milyon yıllık bir canlı tasviri, yerli halkların modern paleontolojiden çok daha önce fosil bilimiyle uğraştığını gösterdi. Bilim insanları, yerlilerin buldukları antik kemikleri şamanik yağmur ritüellerine dahil ettiğini düşünüyor.
Plüton'un yapısından yola çıkan araştırmacılar, Uranüs ve Neptün'ün çekirdeğine dair beklenmedik bir sonuca ulaştı. Yüksek basınç altında gazların sıvıya, sıvıların ise kayaya dönüştüğü bu fütüristik atmosfer modelleri, ders kitaplarındaki Uranüs profilini tamamen değiştirebilir.
NASA'nın kızıl gezegendeki gözü kulağı Curiosity, incelediği devasa bir kayanın matkap ucuna sıkışmasıyla hareket edemez hale geldi. Milyonlarca kilometre öteden gönderilen özel komutlar ve mühendislerin akıl dolu manevralarıyla, emektar keşif aracı hayati bir arızanın eşiğinden döndü.
NASA’nın Curiosity keşif aracı, Mars'ta keşif yaptığı bölgeyi iki farklı günde görüntüledi. Birleştirilen panoramalar, Mars’taki su geçmişine ışık tutuyor.
Kızıl Gezegen'de yaşam izi arayan NASA keşif aracı, bu kez Mars'ın jeolojik yapısına tamamen aykırı bir cisimle karşılaştı. Etrafındaki kayalardan rengi ve dokusuyla ayrılan "Phippsaksla" isimli bu parçanın lazer analizleri, bilim dünyasını oldukça şaşırtan sonuçlar verdi.
Bilim insanları, Bermuda'nın okyanus kabuğunun altında, dünya genelinde benzeri görülmemiş bir kalınlığa sahip, 20 kilometrelik dev bir kaya katmanı keşfetti. Bu anormal kütlenin, 31 milyon yıldır volkanik aktivitesi durmuş adayı neden hala su üstünde tuttuğuna dair sırrı çözebileceği düşünülüyor.
İskoç yaylalarının oluşum sırrını taşıyan ve Birleşik Krallık'ın en büyük fayı olan Great Glen'den 1.500 metrelik çekirdek çıkarıldı. Bilim insanları, sismik aktivitesiyle bilinen Anadolu ve San Andreas faylarını anlamak için bu örneklere odaklanıyor.
Dünya'nın erimiş, ilkel aşaması olan Proto-Dünya'nın Theia çarpışmasıyla yok olduğu düşünülüyordu. Yeni analizler, en derin katmanlarda çarpışmadan etkilenmemiş orijinal malzemelerin izlerini ortaya çıkardı. Bu, yaşam için gerekli su ve gaz rezervlerinin kökenini yeniden düşünmemizi sağlıyor.
Mars yüzeyine her gün binlerce meteor düşse de, metal içeriği bu kadar yüksek olanlar oldukça nadir. Jezero krateri kenarında bulunan Phippsaksla'nın bileşiminin doğrulanması, Mars'a düşen meteoritlerin kökenleri ve bu tür gök cisimlerinin gezegenimize katkıları hakkında yeni bilgiler sunacak.