Semenderlerin sahip olduğu kopan bacağını yeniden çıkarma yeteneğinin aslında insan hücrelerinde de gizli olduğu ortaya çıktı. Bilim dünyasını heyecanlandıran araştırma, memelilerdeki yenilenme programını kapatan asıl nedenin soluduğumuz hava olduğunu ve bu engelin nasıl aşılabileceğini kanıtlıyor.
Araştırmacılar, yutulabilen cihaz konseptini biyobaskıyla birleştirerek tıp dünyasına yepyeni bir yöntem kazandırdı. Minik bir "yutulabilir yazıcı", gereken alanlara biyomürekkep uygulayarak ülser gibi yumuşak doku yaralanmalarını iyileştirme potansiyeline sahip.
Bilim tarihi, büyük keşiflerin ve icatların ekseriyetle uzun yıllar süren çalışmalar sonucunda ortaya çıktığına tanıklık ederken kimileri da tamamen tesadüf yapıtı gerçekleşiyor.
Yemek yaparken elimizi katıca yahut ufacık bir kâğıdın parmağımıza bir kesik bırakınca yaşadığımız acıyı tarif edemeyiz. Üstelik düz kesiklerin, dalgalı kesiklere göre daha fazla can yaktığı da biliniyor.
İnsanlar "duşta işeme" konusunda ikiye ayrılmış durumda. Bir kısım bunu sağlıklı bulurken bir kısım da bu hareketin hijyenik olmayan bir davranış olduğunu vurguluyor. Pekala bu bilmecenin yanıtı nedir?
Bir meraklının Google Haritalar'da gezinirken fark ettiği "yara izine" benzer oluşum, ilk bakışta çok şaşırtan görünüyordu. Neyse ki nasıl oluştuğu, biraz araştırmanın sonunda ortaya çıktı.
Bir kesik yahut sıyrık oluştuğunda hepimizin ilk refleksi, yara bandına uzanmak oluyor. Küçük bir yara bandı, mucizevi bir şekilde güzelleşme sürecini hızlandırabilir mi yoksa bu yalnızca bir il efsanesi mi?
Bedenimiz küçük bir sıyrık ya da derin bir yara oluşu fark etmeksizin, o bölgeyi onarmak ve güzelleştirmek için var gücüyle çalışır. fakat bu güzelleşme sürecinde hudut bozucu ve mana vermesi oldukça güç olan kaşıntılar peşimizi bırakmaz.