Yemek yaparken elimizi katıca yahut ufacık bir kâğıdın parmağımıza bir kesik bırakınca yaşadığımız acıyı tarif edemeyiz. Üstelik düz kesiklerin, dalgalı kesiklere göre daha fazla can yaktığı da biliniyor.

Peki neden cildimizdeki düz kesikler, diğer yaralara göre epeyce geç güzelleşir? Hatta kimileri bizimle bile kalır?
Cildinizde şayet bir türlü geçmeyen düz bir kesik yarası varsa ne demek istediğimizi daha iyi anlayacaksınız.
Cerrahi operasyon yahut bir kaza sonucu cildimizde oluşan yaraların düzgünleşme müddeti, çoğu zaman aynı olmuyor.

Kimisinin güzelleşme müddeti uzunken kimisi birkaç hafta içerisinde hiçbir iz bırakmadan geçebiliyor. Bu değişkenliğe sebep olan şey de hücresel düzeneklerdir. Nanyang Teknoloji Üniversitesi, bu bu husus ile ilgili bir araştırma gerçekleştirdi ve kesik biçiminin hücre hareketlerini etkilediği sonucuna vardı.
Kavisli yahut dalgalı kesik hücrelerinin hareketleri daha az kısıtlanmış oluyor. Bundan Ötürü bu da yara düzgünleşme sürecini hızlandırıyor.
Düz kesikler, daha derine nüfuz edebiliyor.

Derimizin derinine nüfuz etmesi demek, yüzeyin altındaki dokulara zarar vermesi demektir. Bu da güzelleşme sürecinin yavaşlaması manasına geliyor. Bedenimizin en dış katmanını oluşturan epitel doku, derimizi koruyan ve yaraları süratle onaran dinamik bir yapıdır. Fakat bu süreç, yaranın haline ve boyutuna bağlı olarak değişkenlik gösteriyor.
Epitel hücrelere aynı özellikler sergilediği için kullanılan MDCK hücreleri üzerinde epitel dokunun yara iyileştirme durumu incelendi. Deneyde düz kesik hücrelerin, kesik kenarlarına paralel bir şekilde hareket ettiği gözlemlendi. Bu durum, hücrelerin yara boşluğunu süratle kapatmak için gereken “köprüleme” adımını başlatmasını engelliyordu. Zira paralel hareket, karşı kenara ulaşmak yerine hücreleri âdeta bir bant üzerinde ilerletiyordu.
Sonucunda düz kesiklerdeki hücreler, boşluğu kapatacak bir koordinasyon sağlayamadı.

Dalgalı kesiklerde ise hücrelerin davranışı tamamen farklıydı. Kesiklerin eğimli yapısı, hücrelerin girdap hareketlerle birbirini çekmesine ve yaranın iki yakası arasında süratle köprü kurmasını sağlamıştı. Bu köprüleme süreci, “yeniden epitelizasyon” olarak isimlendirilen ve dokunun boşluğu kapatmasını sağlayan çok önemli bir evreydi.
Dalgalı kesiklerdeki hücrelerin maruz kaldığı mekanik stres, güzelleşmeyi tetikleyen bir faktör olarak öne çıkıyordu. Gerilim, hücreler arası bağlantısı artırarak kolektif hareketi hızlandırmış benzeri görünüyor.