“Altın kan” ya da “Rh-null” isimli bir kan grubu hiç duydunuz mu? Bu, tıbbi bir safsatadan çok gerçek bir bilgi! Lakin rengi tabiki altın sarısı değil.

“Peki bu kan grubunun özellikleri nedir?”, “Dünya üzerinde kaç bireyde var?”,“Neden bu kadar ender?”
Gelin, bu soruların yanıtlarını verelim.
Altın kan, dünyanın en az kan grubu olan Rh-null için kullanılan bir sözdür.

Şimdiye kadar sırf 43 bireyde tespit edilen bu kan grubunun bu şekilde isimlendirilmesinin tek nedeni, düşük görülme sıklığı değildir. Rh-null isimli kan grubu, kırmızı kan hücrelerindeki Rh antijenlerinden mahrumdur.
RhD proteini de Rh sistemindeki 61 potansiyel proteinden sadece birine atıfta bulunur. Yani kan, Rh sistemindeki 61 mümkün antijenin tamamından mahrumsa Rh-boş olarak kabul edilir.
Bu da onu, eşleşmesi zor olan diğer az kan cinsleriyle uyumlu hâle getirir.
Ayrıca bu durum, bu kanı ender yapmakla kalmaz.

Aynı vakitte mecazi manada altın kadar da değerli hâle getirir. Bu sebeple bu kana, halk arasında “altın kan” denir. Altın kan, Rh sistemi içerisinde az kan tipine sahip biri için evrensel kan tipidir.
Bu sebeple muazzam bir hayat kurtarma kabiliyeti bulunur. Zira altın kan, Rh antijenlerini üreteden RHD ve RHCE genlerindeki genetik mutasyonun bir sonucudur.
Tıbbi ismiyle Rh-null, ilk olarak 1961’de Avustralyalı bir bayanda tespit edilir. 2010 yılına gelindiğinde ise bu kan grubuna 43 farklı kişinin sahip olduğu anlaşılır. Şu an için ise sırf 9 etkin bağışçısı bulunmakta.
Bu sebeple aslında altın kana sahip olmak riskli bir durum. Rh-null, mümkün tüm antijenlerden mahrum olduğu için ihtiyaç duyan herkese bağışlanabilir. ama Rh-null yalnızca Rh-null kan grubuna sahip şahıslardan kan kabul edebilir.
İlginizi çekebilir: