enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,8971
EURO
53,4573
ALTIN
6.641,37
BIST
13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
26°C
İstanbul
26°C
Az Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
21°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
22°C
Pazar Az Bulutlu
24°C
Pazartesi Az Bulutlu
25°C

Telefon kılıflarındaki “askeri standart” iddiası ne kadar gerçek?

Yeni bir telefon kılıfı alırken karşınıza çıkan “askeri koruma” ibaresi, aslında sandığınız gibi ordu tarafından test edilmiyor. İşte şirketlerin laboratuvarlarda uyguladığı şaşırtıcı hileler ve tüketiciyi yanıltan ambalaj logolarının arkasındaki gerçekler.

Telefon kılıflarındaki “askeri standart” iddiası ne kadar gerçek?
28.05.2026 23:40
2
A+
A-

Akıllı telefon aksesuarlarının üzerinde sıkça rastlanan “military-grade” yani askeri standartlarda koruma ibaresi, tüketicilerde en sağlam zırhı satın aldıkları hissini uyandırır. İnsanlar doğal olarak ordunun zorlu şartlarına dayanabilecek bir kalitenin resmi denetimlerden geçtiğini düşünür. Ancak madalyonun arkasındaki gerçekler, bu iddialı reklam dilinin içinin pek dolu olmadığını net şekilde gösteriyor. Çünkü bu dayanıklılık bilgilerini doğrulamak için yapılan testler hem kendi içinde büyük tutarsızlıklar barındırıyor, hem de herhangi bir resmi askeri kurum tarafından denetlenmiyor.

Firmaların büyük logolarla ambalajlara bastığı bu iddialar, aslında “MIL-STD-810G” adı verilen teknik bir standarda dayanıyor. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) arşivlerinde yer alan prosedür dokümanları incelendiğinde, sürecin işleyişindeki boşlukları hemen fark edebilirsiniz. Kılavuzdaki kurallara göre telefon boyutundaki bir nesnenin; yüzeyi, kenarları ve köşeleri üzerine toplamda 26 kez düşürülmesi gerekir. Düşüşlerin beton zemin üzerindeki yaklaşık 5 santim kalınlığındaki bir kontrplak plaka üzerine yapılması şart koşuluyor. Süreç kulağa zorlu gelse de asıl hile tam bu aşamada devreye giriyor.

Prosedürler, üretici firmalara 26 düşüşlük bu maraton boyunca tam beş farklı örnek kılıf kullanma izni tanıyor. Tek bir ürünün ardı ardına darbe alarak yıpranması yerine, birkaç düşüşten sonra hasar görmemiş yepyeni bir kılıf teste dahil edilir. Doğal olarak tüketiciler, satın aldıkları ürünün zamanla biriken hasara karşı ne kadar dirençli olduğunu asla öğrenemez. Dahası, bu testleri kimlerin yapabileceğine dair yasal bir kısıtlama da mevcut değil. Şirketler ürünlerini bağımsız laboratuvarlara göndermek yerine, testi kendi fabrikalarında yapıp sonuçları istedikleri gibi yorumlayabilir.

Ortak denetim eksikliği ve somut verilerin önemi

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.