Sosyal medyanın sunduğu en büyük avantajlardan biri bilgiye anında erişim sağlayabilmemiz. Pekala, düzenli olarak kendimizi olumsuz haberlerin arasında bulmak psikolojimizi nasıl etkiliyor dersiniz? Bilimin bu soruya verdiği cevabı iletiyoruz.

Oldukça şimdiki bir makale olan “Doomscrolling evokes existential anxiety and fosters pessimism about human nature? Evidence from Iran and the United States” (“Doomscrolling” varoluşsal tasayı uyandırır ve insan tabiatı hakkında karamsarlığı besler mi? İran ve Amerika Birleşik Devletleri’nden kanıtlar) isimli çalışma ilgi alımlı sonuçlara ulaştı.
Amacı olumsuz haberlerin daima tüketilmesi olarak tanımlanan “doomscrolling” davranışının, bireylerin varoluşsal dert düzeyleri üzerindeki etkisini ve insan tabiatına yönelik genel bakış açılarını nasıl şekillendirdiğini incelemek olan bu araştırmayı incelemeye başlayalım.
Öncelikle çalışmanın metodolojisine göz atalım.
Çalışma, İran ve Amerika’daki üniversite öğrencileri üzerine yapılıyor.
Araştırmaya 620’si İran’dan ve 180’i Amerika’dan olmak üzere toplamda 800 üniversite öğrencisi katılıyor.
İranlı iştirakçilerin çoğunluğu erkeklerden (454 erkek, 165 kadın), Amerika örneklemininse ise çoğunluğu bayanlardan (135 kadın, 43 erkek) oluşuyor.
Bu doğrultuda, “doomscrolling” davranışı (düzenli olarak olumsuz haber tüketmek), varoluşsal dert, insan düşmanlığı ve dünyaya adalet inancı değişkenler ele alınıyor.
Peki bulgular neyi işaret ediyor? Daima olarak olumsuz haberlere maruz kalmak varoluşsal derdimizi arttırıyor.
Her iki kültürde de “doomscrolling” olarak tanımlanan olumsuz haberleri düzenli olarak tüketme davranışının varoluşsal tasa düzeylerini arttırdığı görülüyor.
Başka bir deyişle, olumsuz haberlerin daima tüketilmesinin bireylerin hayatın manasına yönelik kaygılarını arttırdığı görülüyor.
Sürekli olarak olumsuz haberlere maruz kalmanın bireyleri travmatik olaylara maruz bıraktığı ve bunun da stres ve olumsuz hislerin artmasına yol açarak hayatın manasına dair belirsizlikleri körüklediği yorumu yapılıyor.
Sürekli olumsuz haberlere maruz kalmak insan düşmanlığını da arttırıyor.
Araştırma sonuçlarına bakıldığında, İran örnekleminde bu davranışın insan tabiatına yönelik daha karamsar bir bakış açısı olan insan düşmanlığı ile pozitif bir bağlantı gösterdiği lakin Amerika örnekleminde ise bu ilginin daha zayıf olduğu belirtiliyor.
Araştırmacılar bu farklılığın kültürel farklılıklardan kaynaklandığı yorumunu yapıyor.
Özetle, bu bulgular doomscrolling olarak tanımlanan daima olarak olumsuz haberleri tüketme davranışının bireylerin ruhsal sıhhatleri ve dünya algıları üzerindeki tesirlerini çarpıcı bir biçimde gösteriyor.
Her araştırma makalesinde olduğui bu araştırmanın da kimi kısıtları olabileceğini ve kendi örneklemi kapsamında genele mal etmenin daha doğru olacağını hatırlatarak içeriğimizi noktalayalım.