Yaz aylarının olmazsa olmazı klimalar, kavurucu sıcaklarda tabiri caizse nefes alabilmemize katkı sağlar. Pekala bu değerli aracın arkasında nasıl bir çalışma prensibi olduğunu hiç düşünmüş müydünüz?

Klima, istenilen sıcaklığı ya da soğukluğu, odanın içine dakikalar içine yayan bir araçtır. Bu sebeple kullanım oranı elbet epeyce yüksektir.
Gelin konutların vazgeçilmezi klimaların nasıl çalıştığına bakalım.
Klimalar, evinizden ısı alır ve dışarı taşır.

Bunu yapmak için ise termodinamiğin ikinci yasasını kullanırlar. Bu yasa, ısının ebediyen daha sıcak bir objeden daha soğuk olanına doğru hareket ettiğini savunur.
Klimanızı açtığınızda içerisinde soğutucu ismi verilen fan, bobinler üzerinden sıcak hava üfler. Soğutucu akışkanın molekülleri, düşük sıcaklıklarda gaza dönüşür. Böylelikle termal enerji, konutunuzdaki sıcak havayı toplar.
Ardından gaz moleküllerini birbirine yaklaştıran ve onları daha da ısıtan bir kompresöre geçer. Artık bu gaz, dışarıdaki havadan çok daha sıcaktır. Yani bir fan, akışkanın üzerine üflediğinde, termal enerji dışarıdaki soğuk havaya aktarılır.
Soğutucu, akışkan ısıyı serbest bıraktıkça sıvılaşmaya başlar.

Devamında basıncı azaltan ve daha da soğumasına sebep olan bir genleşme valfinden geçer. Artık klima, evinizden daha fazla ısı almaya ve bu döngüyü yeniden başlatmaya hazırdır.
Kışın ısı pompaları, tamamen benzer şekilde çalışır. fakat bu defa dışarıdan ısı alır ve bu ısıyı konutunuza taşır. Elbette klimanızı kullanmak istediğinizde dışarısı bazen donmuş bir hâldedir.
Ancak havanın sıcak olmasına esasen gerek yoktur. Çünkü ısının aktarılabilmesi için soğutucunun, akışkandan daha sıcak olması kafidir.
İlginizi çekebilecek diğer içeriklerimiz: