Apple Watch Ultra, tekrar bir hayat kurtarma haberiyle karşımıza çıktı. Akıllı saat, şu anda ise bir diyabet hastası için yardıma koştu.

Günümüzde teknolojinin ilerlemesiyle birlikte hayat kurtaran aygıtlar çoğu zaman kinden daha kritik bir rol oynuyor. Ceplerimize sığabilen akıllı telefonlar ve bileğimize takabileceğimiz akıllı saatler, acil durumlarda hayat kurtarmak için çok önemli bir rol oynar hale geldi. Bunun son örneği ise Apple Watch Ultra‘da görüldü.
Apple Watch Ultra, bir diyabet hastasının hayatını kurtardı
Şimdiye kadar pek çok kere hayat kurtarmasıyla teknoloji dünyasının gündemine gelen Apple Watch Ultra, şu anda ise ABD‘nin Nevade eyaletindeki Las Vegas kentinde yaşayan diyabet hastası olan Josh Furman isimli bir kişinin yardımına koştu.
Aktarılan bilgilere göre Furman, kan şekerinin düşmesi sebebiyle bayıldı ve yere düştü. Tam bu noktada Apple Watch Ultra‘nın düşme algılama özelliği devreye girdi ve akıllı saat, yardım istemek için acil servisler ile pozisyon paylaştı.
Basın kuruluşuna röportaj veren Furman, bayıldığında ne kadar süre geçtiğini bilmediğini ve uyandığında Apple Watch Ultra‘nın acil servisler ile irtibata geçtiğini gördüğünü belirtti. Bu sırada konuşamadığını ve bu nedenle sağlık vazifelerinin kendisini anlayamadığını söyleyen Furman, akıllı saatin GPS kontağı üzerinden nerede olduğunu kolay kolay bulduklarını ifade etti. Son olarak bu özelliği ilk kez kullanmak zorunda kalmadığını da sözlerine ekledi.
Daha önce de hayat kurtarmıştı
Bunun yanı sıra Apple Watch Ultra, geçtiğimiz aylarda da bir atletin hayatını kurtarmıştı. 59 yaşındaki Naess isimli bir koşucu, bir rotada ilerlerken virajda kayarak düştü. Çarpmanın tesiriyle akciğer sönmesi ve kaburga kırıkları nedeniyle zor bir duruma düştü.
Bu noktada Apple Watch, düşme algılama teknolojisi ile acil yardım servisine bilgi gönderdi. Yol kenarında olduğu için pek çok aracın geçtiğini ve bulunduğu pozisyon nedeniyle kimsenin onu görmediğini belirten Naess, akıllı saatin bilgi göndermesi sayesinde sağlık takımlarından yardım alabildi.
Peki siz bu husus hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.