Kişinin kendi iç dünyasına yönelerek gerçekleştirdiği yoga ve meditasyon pratikleri, temsil ettiği kıymetlerin ötesine geçerek şahısların egolarını besliyor olabilir mi? Bilimin bu soruya verdiği karşılığa birlikte bakalım.

2021 yılında yapılan “Mind-Body Practices and Self-Enhancement: Direct Replications of Gebauer et al.’s (2018) Experiments 1 and 2” (Zihin-Beden Uygulamaları ve Kendini Geliştirme: Gebauer ve arkadaşlarının (2018) Deney 1 ve 2’nin Direkt Tekrarları) isimli makale oldukça enteresan sonuçlar ortaya koydu.
Araştırmacıların literatürde çok önemli bir yere sahip olan bir araştırmayı tekrar test ettiği bu çalışma, aslında mütevazı bir ideolojisi olan yoganın, bireylerin egoları üzerindeki etkisini tüm çarpıcılığıyla ortaya çıkarmayı amaçlıyor.
Öncelikle araştırmanın metodolojisinden bahsederek başlayalım.
Toplamda iki deney yapılan araştırmada, Deney 1 97 kişilik bir örneklemi kapsayan Kanadalı yoga öğrencileri, Deney 2 ise 300 kişilik Kanadalı üniversite öğrencileri üzerine odaklandı.
Her iki deneyde de denetim ve gerekli deney şartlarının oluşturulmasının akabinde deney öncesi ve deney sonrası değerlendirmeleri yapılmıştır.
Deney 1 kapsamında katılımcılar kontrol ve deney gruplarına ayrıldı. Denetim kümesindeki katılımcılar yoga seanslarından 2 saat önce, deney grubundakiler ise seanslardan derhal sonra anketleri doldurdu.
Deney 2 kapsamında da Deney 1’e aynı şekilde meditasyon öncesi ve meditasyon sonrası anketleri dolduruldu.
Katılımcılara yöneltilen anketlerde meditasyon ile ilgili kavramların ben merkezcilik, ortalamanın üstünde olma inancı, toplumsal narsisizm, özsaygı ve genel yeterlilik halini ölçüldü.
İki deneyde de iştirakçilerin büyük çoğunluğu bayanlardan oluşuyor.
İki deney için de iştirakçilerin demografik bilgilerini inceleyelim.
Deney 1’de iştirakçilerin %100’ünün kadın yaş ortalamalarınınsa 37.2 olduğu görülmekte.
Deney 2’deyse katılımcıların %84’ünün kadın, %16’sının erkek, yaş ortalamalarınınsa 18.7 olduğu saptanmış.
Sonuçlara göre, yoga katılımcıların kendilerini diğer yoga öğrencilerinden daha iyi görmelerine neden oluyor.
Deney 1 kapsamında yapılan tahliller sonucunda araştırmacılar, iştirakçilerin bilhassa öz benlik saygısı ve sosyal etrafında en şefkatli kişi olduğunu düşünme (komünal narsisizm) gibi özelliklerde artış görmüştür.
Ancak, yoga pratiğinin sağladığı kendini yüceltme tesirinin, iştirakçilerin yoga konusundaki motivasyon ve tecrübe düzeylerine göre değişiklik gösterdiği de ortaya çıktı.
Başka bir deyişle daha yüksek motivasyonlu katılımcılar, yoga pratiğinden sonra daha fazla kendini yüceltme davranışı sergilediler.
Ek olarak iştirakçilerin hem yararcı hem de hazcı perspektiften kendilerini daha iyi hissettikleri tespit edildi.
Araştırmacılar meditasyonun yararcı ve hazcı iyilik hâli üzerindeki tesirinin, bu pratiğin kendini yüceltme yoluyla da kısmen açıklanabileceği öne sürdü.
Deney 2’nin sonuçlarını da inceleyelim.
Araştırma kapsamında, şahısların motivasyonunun ben merkezci olmaları üzerinde tesiri olduğu sonucuna ulaşıldı.
Meditasyon yapmanın, meditasyonla alakası olmayan durumlarda bile kişinin kendisini ortalamadan daha iyi görmesine tesir ettiği gözlemlendi.
Yine 1. deneye şekilde hem yararcı hem de hazcı iyi hissetme üzerinde olumlu tesiri olduğu saptandı.
Meditasyonun iyi hissetme üzerindeki yararlarının, bu pratiğin kendini yüceltme yoluyla sağladığı dayanakla de kısmen açıklanabileceği bulundu.
Özetle bu iki deney, yaygın inanışın bilakis, yoga zihin ve vücut pratiklerinin bireylerin egosunu artırabileceğini gösteriyor.
Bu çalışma, yoga ve meditasyon pratiklerin kişinin kendine olan itimadını ve kendini yüceltme eğilimini artırdığını gösteriyor.
Ayrıca, zihin ve vücut pratiklerinin yararlarının yalnızca muhakkak maharetlerle sınırlı olmadığını, genel bir özsaygı ve de ego artışı sağladığını ortaya koyuyor.
Son olarak, her bilimsel araştırmada olduğu bu araştırmanın da hudutları olduğunu ve yalnızca kendi örneklemi kapsamında ana kütleye mal edilebileceğini hatırlatarak içeriğimizi noktalayalım.
Bilimle ilgili ilginizi çekebilecek diğer içeriklerimiz: