Bayramlarda ya da özel günlerde, hiç tanımadığımız insanlarla karşılaştığınızda muhtemelen “Aaa, anneannene ne kadar çok benziyorsun!” cümlesini duymuşsunuzdur. Tekrar bu birebirlik ilgisinin aynı şekilde babaanne ve dede ile de kurulduğu çoktur.

Belki de siz anneanne, babaanne ya da dededen önce kendi anne, babanıza benzediğinizi duymayı bekliyordunuz. Ancak dışarıdan size bakan gözler, gerçekten haklı olabilir!
Peki kimilerimiz kendi anne babamızdan fazla neden anneanne, babanne ve dedemize daha çok gibiz?
Her canlı, kendine mahsus genomunun bir eseridir.

Bilimsel manada genler, proteinlerin kodlanmasına katkıda bulunan DNA’nın küçük kısımlarıdır. Bunlar rastgele düzenlenmemiştir bir organizmanın çalışması için ihtiyaç duyduğu her protein özeldir.
Ayrıca insan hücrelerinde kromozomların üzerindeki DNA, çekirdekte bulunur. Genlerin ne yaptığını anlamanın kolay bir yolu da kendinize bakmanızdır. Şayet gözleriniz yeşilse, o hâlde ebeveynlerinizden birinin ya da her ikisinin de yeşil gözleri vardır.
Her organizma, genetik bilgiyi ebeveynlerinden alır.

Çeşitli özelliklerin ebeveynlerden çocuklara bu şekilde aktarılmasına da kalıtım denir. Buradan genlerin, kalıtımın fonksiyonel üniteleri olduğu sonucuna varılabilir. Yani bugün gördüğümüz çeşitlilik dolu dünyaya sebep olan şey, genler ve kalıtımın etkileşimidir.
Ayrıca genlerimiz, fizikî görünümümüze büyük katkı sağlar. Genler kalıtsaldır. Yani bunlar bir jenerasyondan başkasına aktarılır ve her birey, kendi genetik yapısının bir eseridir.
Bir çocuk genlerini, her iki ebeveynden de farklı kombinasyonlarda alır. Ebeveynler de genlerini, kendi ebeveynlerinden alır. Farklı olan ise bu transferin, hiçbir zaman hiçbir geni ortadan kaldırmamasıdır.
Yalnızca kombinasyon değişir. Yani genetik kombinasyonunuz anneanne, babaanne ve dedinize benziyorsa, siz de ebeveynlerinizden çok onlara benzemeye başlarsınız.
İlginizi çekebilecek diğer içeriklerimiz: