enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,9107
EURO
53,4514
ALTIN
6.623,89
BIST
14.200,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
30°C
İstanbul
30°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
29°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Az Bulutlu
29°C
Cumartesi Az Bulutlu
28°C

Neden Daima Kendimizi Diğerleriyle Kıyaslama İhtiyacı Hissediyoruz, Bundan Nasıl Kurtulabiliriz?

Hepimiz, sosyal medyada arkadaşlarımızın tatil fotoğraflarını görüp iç geçirdiğimiz, bir iş arkadaşımızın terfi haberini duyduğumuzda içten içe kıskandığımız anlar yaşamışızdır. Pekala, neden bu türlü hissediyoruz?

Neden Daima Kendimizi Diğerleriyle Kıyaslama İhtiyacı Hissediyoruz, Bundan Nasıl Kurtulabiliriz?
04.08.2024 23:40
28
A+
A-

İnsanlar olarak, tabiatımız gereği sosyal varlıklarız ve sosyal etrafımızdaki diğer insanlarla daima bir etkileşim hâlindeyiz. Bu etkileşimler sırasında, istemsizce kendimizi diğerleriyle kıyaslıyoruz.

Bunun temelinde, “sosyal karşılaştırma teorisi” ismi verilen bir ruhsal kavram yatıyor. Bu teoriye göre, insanlar kendi yeteneklerini, muvaffakiyetlerini ve durumlarını kıymetlendirmek için diğerleriyle karşılaştırma yapıyorlar.

Sosyal karşılaştırma teorisi

1954’de Sosyal Psikolog Leon Festinger tarafından ortaya atılan sosyal karşılaştırma teorisi, insanların kendilerini pahalandırmak ve doğru bilgiye ulaşmak için diğerleriyle karşılaştırma eğiliminde olduklarını belirtiyor. Bu teoriye göre, insanlar bilhassa belirsizlik durumlarında ve kendi performanslarını objektif bir şekilde değerlendiremediklerinde bu karşılaştırmaları yapıyorlar.

İki çeşit sosyal karşılaştırma var: yukarı istikametli ve aşağı taraflı.

Yukarı taraflı karşılaştırmada, kendimizi bizden daha iyi durumda olanlarla kıyaslıyoruz ve bu durum ekseriyetle motivasyonumuzu artırabiliyor lakin bazen de kıskançlık ve yetersizlik hissi uyandırabiliyor, düşük öz güven ve hatta depresyona yol açabiliyor.

Aşağı taraflı karşılaştırmada ise kendimizi bizden daha kötü durumda olanlarla kıyaslıyoruz ve bu da çoklukla öz inancımızı artırıyor, kişisel gelişimimizi engelleyebiliyor.

Sosyal medyanın da rolü var.

Günümüzde sosyal medya, kendimizi diğerleriyle kıyaslama konusunda çok önemli bir faktör hâline geldi. Sosyal medya platformlarında insanlar ekseriyetle hayatlarının en iyi anlarını paylaşıyorlar. Bu da bizim kendi hayatlarımızı “mükemmel” anlarla kıyaslamamıza ve yetersizlik hissetmemize neden olabiliyor.

Yapılan araştırmalar, sosyal medya kullanımının artmasıyla insanların kıyaslama yapma sıklığının ve bu durumdan olumsuz etkilenme riskinin de arttığını gösteriyor.

Peki, kendimizi diğerleriyle kıyaslamaktan nasıl kaçınabiliriz?

Başkalarının muvaffakiyetleri yerine, kendi amaçlarınıza ve ilerlemenize odaklanarak başlayabilirsiniz. Küçük başarılarınızı ve ilerlemelerinizi de takdir edin. Kendinize karşı nazik olun.

Sosyal medyada gördüğünüz eksiksiz hayatların yalnızca bir kesit olduğunu unutmayın ve kendi hayatınıza dair gerçekçi beklentiler oluşturun. Sosyal medyada geçirdiğiniz vakti azaltarak, kendinizi diğerleriyle kıyaslama sıklığınızı da azaltabilirsiniz.

Sonuç olarak, kendimizi diğerleriyle kıyaslamak doğamızda var olan bir eğilim ancak, bu kıyaslamaların hayatımız üzerindeki tesirlerini fark etmek ve yönetmek, daha sağlıklı bir ömür sürmemize yardımcı olabilir.

Herkesin hayatı farklı ve kıyaslama yapmak yerine kendi seyahatinizin tadını çıkarın!

Kaynaklar:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.