enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,8942
EURO
52,9284
ALTIN
6.898,07
BIST
14.484,91
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
19°C
İstanbul
19°C
Az Bulutlu
Çarşamba Yağmurlu
11°C
Perşembe Az Bulutlu
14°C
Cuma Parçalı Bulutlu
17°C
Cumartesi Az Bulutlu
19°C

Mısırlılar, piramitleri asansörle mi inşa etti?

Yeni bir araştırma, Mısırlıların dev piramitleri inşa etmek için bir çeşit asansör kullanmış olabileceğini iddia ediyor. Pekala bu savın doğru olma şansı var mı?

Mısırlılar, piramitleri asansörle mi inşa etti?
16.08.2024 20:20
6
A+
A-

Mısır’ın en eski piramidi olan Djoser Basamaklı Piramidi’nin, çarpıcı bir teknolojiyle, bilhassa de “hidrolik asansör” kullanılarak inşa edilmiş olabileceğini öne süren yeni bir çalışma, Mısır bilim dünyasında tartışmalara yol açtı. Araştırmacılara göre, bu sistem dev taş blokların piramidin zirvesine bir merkez şaftı aracılığıyla yükseltilmesini sağladı. Bunu, lavların bir volkanın içinden yükselmesine benzetmek mümkün. Lakin, bu teori birçok arkeolog tarafından kuşkuyla karşılanıyor.

Saqqara Platosu’nda yer alan Djoser Basamağı Piramidi, birkaç diğer eski yapıyla çevrili. Piramidi ve bununla ilgili altyapıyı inceleyen arkeologlar, tarihi piramidin devasa bir baraj, bir su arıtma tesisi ve suyla çalışan bir asansörden oluştuğunu ve bunların hepsinin ünlü simge yapıyı inşa etmek için birlikte kullanıldığını öne sürüyorlar.

Doğruluğu kanıtlanırsa, bu teori eski Mısır mühendisliği anlayışımızda ihtilal yaratabilir ve Gize Piramitleri gibi daha sonraki anıtlar için kullanılan potansiyel tekniklere dair ipucu verebilir. İşte çalışmanın temel bulgularının ve bunların yol açtığı tartışmalar…

Baraj

Saqqara Platosu’nun yakınlarında yer alan, 2 kilometre uzunluğunda dev bir taş duvar olan Gisr el-Mudir, dünyanın en eski anıtsal taş yapılarından biri olarak kabul ediliyor. Araştırmanın yazarları, bu duvarın 4.500 yıl önce çok önemli olabilecek bir su havzasının altında yer alması nedeniyle bir baraj fonksiyonu gördüğünü öne sürüyor. Paleotechnic’ten Dr. Xavier Landreau, duvarın özelliklerinin su akışını denetim etmek için kullanıldığını öne sürüyor. Lakin, siteyi geniş çapta kazmış olan ünlü Mısırbilimci Dr. Zahi Hawass, bu iddiayı destekleyen hiçbir delil bulunmadığını belirtiyor.

Su Arıtma Tesisi

Çalışma ayrıyeten, Djoser kompleksini çevreleyen kayaya kesilmiş bir hendek olan Derin Çukur’u mümkün bir su arıtma tesisi olarak gösteriyor. Araştırmacılar, bunun bir tortu giderme ve arıtma sistemi olduğunu ve temiz su sağlamak ve inşaat için hidrolik güç sağlamak gayesiyle kullanılmış olabileceğini düşünüyor. Landreau, bu yorumun daha sonraki Roma mühendisliğinde bulunan aynı sistemlerle uyumlu olduğunu iddia ediyor, fakat bu fikir Mısır bilimde yeni ve geniş çapta kabul görmüyor.

Hidrolik Asansör

En tartışmalı iddia, piramidin merkez şaftının hidrolik bir asansör olarak kullanılmış olabileceği. Landreau’ya göre, Derin Çukur’dan gelen su, şaftları doldurup boşaltarak büyük taş blokları taşımak için kullanılmış olabilir. Çalışma, şaft içindeki granit kutunun, daha önce bir lahit olduğu düşünülen bir su denetim sistemi olduğunu öne sürüyor. Lakin Hawass, bu teoriyi reddederek şaftın bir mezar odası olduğunu ve bu sistemin varlığına dair tarihi delil bulunmadığını vurguluyor.

Birçok Mısır bilimci, bu yeni teori hakkında yorum yapmayı tercih etmedi ve kimileri, hidrolik asansör iddialarının tamamen yanlış olduğunu belirtti. Dr. Zahi Hawass ve diğer uzmanlar, piramitlerin inşasında buna aynı bir ileri teknolojinin kullanıldığına dair herhangi bir somut delil bulunmadığını ve arkeolojik ispatların teorik varsayımlardan daha çok önemli olduğunu vurguluyor.

Öte yandan, Landreau ve ekibi bulgularını savunmaya devam ediyor ve hidrolik mühendislerinin bu teorinin geçerliliğini doğrulayabileceğini öne sürüyor. Bu tartışma, antik teknolojilerin ve inşaat tekniklerinin anlaşılmasında karşılaşılan zorlukları gözler önüne seriyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.