enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,3648
EURO
53,4078
ALTIN
6.886,48
BIST
15.050,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
24°C
İstanbul
24°C
Az Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
23°C
Pazar Parçalı Bulutlu
23°C
Pazartesi Az Bulutlu
25°C
Salı Az Bulutlu
24°C

Mars’tan gelen beklenmedik ses: Kızıl gezegen yıldırım üretiyor olabilir

Perseverance, iki Mars yılı boyunca elektriklenme olaylarının kanıtını topladı. Araştırmacılar, kaydın görsel olmasa da, Mars atmosferinin aktif ve elektrik yüklü bir dünya olduğunu kanıtladığını söylüyor. Bu yeni bilgiler, gezegenin atmosfer kimyası ve yüzeydeki yaşam izi arayışını değiştirecek.

Mars’tan gelen beklenmedik ses: Kızıl gezegen yıldırım üretiyor olabilir
28.11.2025 15:20
3
A+
A-

Şimdiye kadar yalnızca Dünya, Jüpiter ve Satürn’ün yıldırım olaylarına ev sahipliği yaptığı düşünülüyordu. Ancak görünene göre artık Mars da bu grubun içerisine katılabilir. Kızıl Gezegen’in de kasırgaları ve küresel toz fırtınaları göz önüne alındığında, tıpkı Dünya’nın çöllerindeki gibi bir çeşit yıldırım veya elektriklenme olayına sahip olduğu varsayımını destekleyen yeni kanıtlar bulundu.

Bu kanıt, beklediğimiz gibi görsel değil. Gözümüzde canlandırdığımız ışık saçan bir yıldırım yerine, Mars’taki elektrik boşalmalarına ait ses kayıtları elde edildi. Bu sesler gök gürültüsü değil; bunlar, NASA’nın Perseverance gezgini üzerindeki SuperCam mikrofonu tarafından kaydedilen, havadaki elektriksel deşarjların kendisiydi.

NASA ekibi, iki Mars yılı boyunca tesadüfen 55 elektriklenme olayı kaydettiğini bildirdi. Bu olaylar genellikle toz şeytanları ve toz fırtınası konvektif cepheleriyle ilişkilendiriliyor. Bu olaylardan sadece biri hariç hepsi, kaydedilen en güçlü rüzgar döneminin ilk yüzde 30’luk diliminde gerçekleşti. Olayların beşte birinden fazlası, yani tam olarak 16’sı, Perseverance’ın toz şeytanlarıyla yakınlaştığı iki karşılaşma sırasında yaşandı. Mikrofonun hassasiyetinin ötesinde daha fazla olayın gerçekleşmiş olması da muhtemel görünüyor.

Toz ve elektriğin dansı: Triboelektrik yüklenme

Perseverance mikrofonları daha önce de toz şeytanlarının sesini kaydetmişti. Bu yeni kayıtlar ise Mars’ın elektrik yüklü bir gezegen olduğu resmini çiziyor. Dünya’daki gibi gök gürültülü fırtınalar olmasa da, havadaki hareket eden tozun elektriksel etkileşimleri nedeniyle çatırdayan bir ortam var. Bu durum, maddelerin birbirine sürtünmesi veya çarpışması sonucu elektrik yükü kazanması şeklinde tanımlanabilecek olan triboelektrik yüklenme kelimeleriyle tanımlanıyor. Bu yılın başlarında bu durumun Mars’ta gerçekleşiyor olabileceğine dair öneriler vardı, ancak bu yeni çalışma, bu etkinin geniş kapsamlı kanıtlarını sağlıyor.

Mars atmosferi, küçük toz yükselmeleri, büyük toz şeytanları ve hatta küresel toz fırtınaları yaşıyor. Kısa bir süre önce, Mars’taki rüzgarların da daha önce düşünülenden daha hızlı hareket edebileceği bulundu. Toz şeytanları, keşif araçlarımızı havaya kaldıracak kadar güçlü olmasa da, oldukça aktif. Perseverance, bir toz şeytanının diğerini yuttuğunu bile kaydetmişti. Elektriksel olayların varlığı, tüm atmosferde kesinlikle bir etki yaratıyor.

Bu elektrik boşalmaları, atmosferin oksitleyici koşullarını artırabilir. Bu da, havadaki kimyasal koşulları değiştirerek organik malzemelerin korunmasını ve gezegenin genel yaşanabilirliğini etkileyebilir. Dahası, bu boşalmalar ekipmanlara ve gelecekteki astronotlara zarar verebilir. Bu olayların tam olarak ne olduğunu ölçmek için Mars’a özel cihazlar gönderilmesi gerekecek.

Çalışma Nature dergisinde yayımlandı…

ETİKETLER: , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.