Tasarımcıların havadaki kontrolsüz sapmaları engellemek için topun yüzeyine eklediği derin oluklar, ters tepti. Yapılan fizik testleri, yeni futbol topunun uğradığı hava direnci sebebiyle eski turnuva modellerine kıyasla tam 10 metre daha kısa bir mesafeye düştüğünü kanıtladı.

Fizik yasaları, yeşil sahalardaki alışkanlıkları tamamen değiştirecek bir gelişmeyi ortaya koymuş durumda. Büyük turnuvalarda her zaman odak noktası olan resmi maç topları, bu kez laboratuvardaki rüzgar tüneli testlerinde beklenmedik sonuçlar verdi.
Bilim insanlarının son çalışmaları, yüzey tasarımı yenilenen ve Dünya Kupası’nda kullanılacak yeni modelin havada hareket ederken oyuncuların alışık olduğu mesafelere ulaşamadığını gösteriyor. Tasarımcıların kontrolü artırmak için uyguladığı yöntemler, sahada bambaşka bir fiziksel engelle sonuçlanıyor.
Laboratuvarda yapılan rüzgar tüneli testleri, topun aerodinamik yapısındaki önemli bir problemi su yüzüne çıkardı. University of Puget Sound bünyesinde çalışmalarını sürdüren fizikçi Dr. John Eric Goff, bu yeni tasarımın “sürtünme krizi” adı verilen durumu çok erken yaşadığını ifade ediyor. Normal şartlarda havada süzülen bir futbol topunun etrafında ince bir hava katmanı meydana gelir. Bu katman belli bir hız sınırına ulaştığı an türbülans formuna giriyor. Yüzeyi tamamen pürüzsüz olan toplarda bu kırılma noktası tam da futbolcuların en sık kullandığı şut hızlarına denk geliyor. Haliyle topun rotasını tahmin etmek zorlaşıyor.
Bahsi geçen tehlikeyi engellemek isteyen üreticiler, Trionda isimli modelde sadece dört panel kullanarak pürüzsüz bir profil hedeflemişti. Ancak geçmişteki Jabulani modelinde yaşanan havada kontrolsüzce süzülme kabusunun tekrarlanmaması adına, bu kez panellerin üzerine derin oluklar ve pürüzlü dokular işlendi. Bu pürüzlü yapı, kırılma noktasını saatte 43 kilometre gibi oldukça düşük bir hıza indirmeyi başarıyor. Bu durum topun havada ani ve tuhaf yön değişimleri yapmasını engellese bile beraberinde büyük bir performans kaybı getiriyor.
Menzil 10 metre kısalıyor
Yapılan hassas ölçümler, topun istikrarlı uçuşu için ödenen bedeli gözler önüne sermiş durumda. Dr. Goff, yeni modelin son 20 yılda üretilen tüm turnuva toplarına kıyasla çok daha yüksek bir hava direnciyle karşı karşıya kaldığını açıkladı. Bu durum pratikte şu anlama geliyor: Bir futbolcu topa her zamanki gücüyle vurduğunda, meşin yuvarlak havada beklenenden çok daha erken yavaşlıyor. Saniyede 35 metre hızla gönderilen bir Trionda, önceki organizasyonlarda kullanılan Al Rihla veya Brazuka modellerine kıyasla yaklaşık 10 metre daha kısa bir mesafede yere düşüyor.
Bu menzil kaybı, özellikle uzun pas organizasyonlarında ve sert kaleye şutlarda oyuncuların ezberini bozacak cinsten. Kaleciler için rotası tahmin edilebilir bir top ilk başta avantaj gibi görünse de madalyonun diğer yüzü oldukça tehlikeli detaylara sahip. Derin oluklar, oyuncuların topa normalden çok daha fazla dönüş ivmesi, yani falso vermesini kolaylaştırıyor. Ortaya çıkan bu ekstra kavis ve dönüş etkisi, havada topun hızını aniden artırabiliyor. Haliyle kaleciler kendilerine doğru gelen topun yönünü kestirmekte yine zorlanabilir. Oyuncuların bu yavaş ama oldukça kıvrak yapıya ne kadar sürede adapte olacağı şimdiden merak konusu.