Dünya’nın en büyük ikinci okyanusu olan Atlas, Dünya’nin su yüzeyinin yaklaşık %29’unu kaplar. Nasıl ki her bir okyanus tabiri caizse keşfedilmesi mümkün olmayan tabansız bir kuyuysa, Atlas Okyanusu da birçok sürprize hamiledir.

Atlas Okyanusunu keşfetmek için kolları sıvayan bilim insanları, şaşırtan bir şekilde birbiri arkasına sıralanmış çok sayıda delik keşfeder. Okyanusun tabanındaki bu gizem ise, deliklerin nasıl oluştuğuna dair büyük merak uyandırır.
Peki bu delikler neyin nesidir?
Aslında bu gizemli deliklerin nereden geldiğine dair fikirler epeyce tartışmalıdır.

Bilim insaları, Atlantik Okyanusu’nın tabanındaki büyük oranda keşfedilmemiş bölgeleri incelemek için uzaktan kumandalı bir araç kullanırlar ve çeşitli delik desenleriyle karşılaşırlar.
Araştırmacılar bu delikleri keşfettikten sonra ardından 4 müşahede daha gerçekleştirir ve bunların “yaşam izleri” olduğunu düşünürler.
İlk etapta bu delikler, insan üretimiyle oluşmuş aynıi gözükse de onları okyanusun tabanında gözlemleyen ekipler, etraftaki tortu yığınlarını incelediklerinde bunların kazılarak açıldığını tahmin eder.
Tahminler; deniz tabanının altından yükselen gaza, bilinmeyen bir yengeç çeşidine hatta uzaylılara kadar masraf.

Yine teoriler arasında çivili bir lastik izi, deniz tabanı boyunca yürüyen bir balık da vardır. Ayrıyeten dikdörtgen formundaki bu küçük oyuklar, 10 cm aralıklıdır ve ara ara birkaç metre boyunca tekrarlanır.
Deliklerde bulunan tortu yığınları, her deliğin ağzının etrafındadır ve aslında bu, aşağıdan iten bir kuvvete işaret eder. Hâl bu türlü olunca araştırmacılar kesin olmamakla birlikte bu deliklerin, bir hayvan sebebiyle oluştuğu görüşünde birleşir.
Çünkü okyanuslarda şimdi keşfedilmemiş tahminen de yüzlerce hatta binlerce hayvan vardır ve bunlardan biri, yuvasında temiz su sirkülasyonu sağlamak için delikleri periyodik olarak kazıyor olabilir.
İlginizi çekebilecek diğer içeriklerimiz: