Elbet ki sosyal medya, çağdaş ömrün vazgeçilmez bir kesimi. Pekala severek kullandığımız artık sosyal bir platform olmanın da ötesine geçen sosyal medya platformları şahısların vücut algısı ve öz inançları üzerinde nasıl bir tesir yaratıyordur dersiniz? Bilimin bu soruya bir karşılığı var.

2024 yılında yayımlanan “Out of the loop: Taking a one-week break from social media leads to better self-esteem and body image among young women” (Döngünün dışında: Sosyal medyadan bir hafta uzak durmak, genç bayanlar arasında daha iyi bir öz hürmete ve vücut imajına yol açıyor) isimli şimdiki bir çalışma önemli sonuçlar ortaya koydu.
Sosyal medyanın şahıslar üzerindeki psikolojik etkisini tespit etmeyi amaçlayan bu çarpıcı araştırmanın ayrıntılarına göz atmaya başlayalım.
Öncelikle metodolojiyi incelemekte yarar var.
Deney metodu ile gerçekleştirilen araştırmada katılımcılar sosyal medyadan bir hafta uzak duranlar ve sosyal medyayı düzenli olarak kullanmaya devam edenler olarak ikiye ayrılıyor.
Bu doğrultuda, Kanada’daki York Üniversitesi’nde psikoloji dersine kayıtlı yaşları 17 ile 24 arasında olan 66 bayan öğrenci araştırmaya dahil ediliyor.
Araştırma kapsamında, beden memnuniyeti ve öz güven üzerine odaklanılıyor ve iştirakçilerin bu alandaki algılarının sosyal medya kullanımından etkilenip etkilenmediği tespit edilmeye çalışılıyor.
Artık bulguları incelemeye hazırız. Sosyal medyadan uzak duranların öz inançları daha yüksek!
Araştırma kapsamında yapılan tahliller sonrasında, sosyal medyadan uzak duran iştirakçilerin, kullanmaya devam edenlere göre daha yüksek bir genel öz güven seviyesine sahip olduğu görülüyor.
Başka bir deyişle, sosyal medyadan uzak kalmanın genç bayanların kendilerine yönelik daha olumlu bir değerlendirme yapmalarını sağladığı yorumu yapılıyor.
Beden memnuniyeti konusunda da sonuçlar. Sosyal medyadan uzak kalan iştirakçilerin, vücut memnuniyeti açısından daha olumlu sonuç gösterdiği belirliyor.
Yani, sosyal medyanın vücut imajı üzerindeki olumsuz tesirlerini gösteren bu sonuç sosyal medyadan uzak kalındığında bireylerin beden imajlarında yönelik algılarında bir iyileşme olduğunu gösteriyor.
Özetle, bu bulgular sosyal medyanın genç bayanların ruhsal sağlığı üzerindeki potansiyel ziyanlarını işaret ederek çok önemli bir sonuç ortaya koyuyor.
Sosyal medyada her gün “kusursuz” algısı yaratılmış fotoğraf ve görüntülere maruz kalmanın aslında sahte bir hoşluk algısı yarattığını vurgulayan bu araştırma, yaratılan bu algının şahısların öz güveni ve kendi vücutlarına yönelik algılarını olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor.
Tabii her bilimsel araştırmada olduğui bu araştırmanın da kimi kısıtları olabileceğini ve kendi örneklemi doğrultusunda genelleştirmenin doğru olacağını vurgulayarak içeriğimizi noktalayalım.