enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,1833
EURO
52,7770
ALTIN
6.635,47
BIST
14.311,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
11°C
Cumartesi Çok Bulutlu
14°C
Pazar Hafif Yağmurlu
13°C
Pazartesi Çok Bulutlu
15°C

Carney Landis’in Travmatik ‘Yüz İfadeleri’ Deneyi

Geçmişten günümüze birbirinden farklı mevzularda yapılmış ve hala yapılan sayısız deneyin, hangi çerçeveler içinde etik sayılıp sayılmayacağı …

Carney Landis’in Travmatik ‘Yüz İfadeleri’ Deneyi
17.11.2022 22:28
46
A+
A-

Geçmişten günümüze birbirinden farklı mevzularda yapılmış ve hala yapılan sayısız deneyin, hangi çerçeveler içinde etik sayılıp sayılmayacağı tartışılıyor. Bu tartışmaların sebeplerine baktığımızda deneylerdeki hayvanlara ve insanlara etik dışı şekilde davranılıp davranılmadığı konusu dikkat çekiyor.

Oldukça hassas olan bu bahislerin göz gerisi edildiği çok sayıda deney görmüştük. ama 1924 yılında Carney Landis tarafından yapılan, içeriğimizin odağındaki deney, bunlara tamamen farklı bir boyut kazandırıyor.

Kısaca neydi bu deney?

1897 doğumlu Psikolog Carney Landis, ‘Evrensel Yüz İfadeleri’ deneyinde her bir hissin ortaya çıkardığı belli bir tepki, yani yüz ifadesi olup olmadığını öğrenmek istiyordu.

Eğer tüm denekler mutlu olduklarında aynı ortak yüz ifadesine sahip olsaydı, bu deney muvaffakiyete ulaşacaktı.sı korku, şaşkınlık aynıi farklı durumlar için de geçerli.

Deneyi yaptığı sırada Minnesota Üniversitesinde yüksek lisans yapan Landis, 25 kişiyi deneye dahil etti

Bunların 12’si erkek, 12’si bayan ve kalan 1 tanesi ise Minnesota üniversitesi psikoloji kısmının nezareti altında olan 13 yaşındaki bir çocuktu.

Kaotik bir hâl alacak olan deneyin ilk aşamasında iştirakçilerin yüzlerine çizgiler çizildi

Yüz tabirlerini oluşturan makul kasların üstüne denk gelen bu çizgiler, verilecek reaksiyonların daha kolay izlenmesini sağlayacaktı.

Ve deneyin ilk kademesi başladı

Bu evrede katılımcılar, istenen duyguyu ortaya koyacak eylemler gerçekleştirdi. Amonyak koklamak buna bir örnek. Bunun dışında palavra söylemek gibi basit şeyler de var. Bunun benzeri uyaranlar deneyin ilk aşamasında kullanıldı.

Bu eylemler gerçekleştirilirken de iştirakçilerin fotoğrafları çekildi ve reaksiyonları kayıt altına alınmış oldu.

Deney burada bitti demek isterdik, ama sonuçlar Landis’i tatmin etmedi

Bu yüzden de deneyin ikinci evresine geçildi. Burada deneklere, pornografik görüntüler gösterildi. Burada tat kaçıran kısım ise daha önce iştirakçilerin haberdar edilmemiş olması.

Bu da yetmeyince derilerinde sorunlar olan şahısların fotoğrafları iştirakçilere gösterildi. Herhangi bir sansür bulundurmayan ve büyük çoğunluğu rahatsız edecek olan bu görüntüler, işleri daha da kızıştırdı.

Zaten nereye düştüğünü anlamayan katılımcılar, Landis benzer odada silah patlatınca başka bir şoka uğradı:

Landis bu yaptığıyla da insanların, şoka uğradıklarında ortak bir yüz sözüne sahip olup olmadıklarını görmeyi hedefledi.

Arka geriye gelen bu olayların katılımcılar üzerinde bıraktığı tesir, bu noktaya kadar çoktan kalıcı olmuştur bile. 20’nci yüzyılda psikolog olmanın büyük özgürlük getirdiği açık. fakat denek olmak muhtemelen bu zamanlarda istenecek son şey.

Bitti mi dersiniz? Maalesef hayır

Bir öteki basamakta Landis, iştirakçilerin gözlerini bağlıyor ve ellerini bir kovaya daldırmalarını istiyor. Bu kovanın içinde ise bir sürü canlı kurbağa bulunuyor.

Amaç ise kutunun içine saklanan şeyi bulmak. Bu ortada elbette iğrenme durumunun oluşturduğu tepki gözlemleniyor.

Dur artık…

Kovanın içinde -kurbağalar dışında- kablolar bulan katılımcılar, bu kablolardan çok da şiddetli olmasa da kayda değer ölçüde acı veren bir elektrik akımıyla karşı karşıya kaldı.

Geldik en karanlık bölüme

JENNIFER L. TORRANCE

Sonuçlardan hâlâ şad olmayan Landis, iştirakçilerin bir eline bıçak, diğer eline ise canlı bir fare verdi ve farenin kafasını kesmelerini istedi.

Bu noktada elbette sorgulamalar daha da alevlendi. Esasen bu noktaya kadar iştirakçilerden sayısız küfür ve farklı tepki alan Landis, bunu yapmayacaklarını anladığında ellerinden bıçağı ve fareyi alıp kendisi yaptı.

Katılımcıların 3’te 2’si bu buyruğu yerine getirmişti. Kalanı ise Landis’in bunu yapmasını izlemek zorunda kaldı.

Katılımcılarda mental sağlık bırakmayan bu deneyin akabinde hangi sonuçlara vardı dersiniz?

The Brain & Behavior Research Foundation

Belli hislerin ortaya çıkardığı sabit ve ortak yüz tabirlerinin olmadığı gerçeğine keşke bu şekilde ulaşılmasaydı diyoruz. Tersten bakıldığında da belli yüz tabirlerinin direkt hisleri temsil etmeyeceğinin de altı, bu deneyle birlikte çizildi.

Kurbağalara ilgili olan birisi, onlara temas etmeyi sevebilir. şekilde pornografik görüntüler (aniden gösterilmeleri insanları şaşırtsa da) herkesi rahatsız edecek diye bir kural yok.

Yani iştirakçilerin çektiği onca eziyet, yalnızca ‘böyle değilmiş’ diyebilmek içindi

Ve hâlihazırda muhakkak ruhsal sorunlarla karşı karşıya olan 13 yaşındaki çocuk da bu kademelerden geçti.

Sonuç olarak hem kullanıcıların zihin sağlığı hiçe sayıldı hem de etik dışı şekilde hayvanlara muamele edilmiş oldu. Daha sonradan herhangi bir kemirgen içermeyen farklı ve çok önemli çalışmalarda ismi geçse de Landis, bu fecî deneyiyle hatırlanıyor.

Deneyin dolaylı yoldan kanıtladığı çok önemli bir nokta var

Katılımcıların 3’te 2’sinin, verilen emir üzerine fareyi öldürdüğünü söylemiştik. Bu sonuç, otoriteden gelen buyruklarla yolda yanımızdan geçen sıradan insanların bile katile dönüşebileceğini gösteren Milgram deneyiyle epeyce.

Kaynaklar: Maureen Quartuccio, Bizzarro Bazar, Caitlin Rose, KRISFFER LUMOGDANG SOLOMON

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.