enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,0821
EURO
56,1261
ALTIN
7.169,21
BIST
14.556,11
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
30°C
İstanbul
30°C
Açık
Salı Açık
31°C
Çarşamba Az Bulutlu
30°C
Perşembe Az Bulutlu
28°C
Cuma Parçalı Bulutlu
26°C

Doğuştan Geldiğinizi Düşündüğümüz Matematik Maharetini Sonradan Kazanmak Mümkün mü?

Birçoğumuz matematikte yetenekli olanlara gıptayla bakarız. Bizim günlerce çalıştığımız imtihana birkaç saatlik soru tahliliyle girenlere ve tam puan alanlara ise çoklukla “Bunun yeteneği kesin doğuştan!” deriz.

Doğuştan Geldiğinizi Düşündüğümüz Matematik Maharetini Sonradan Kazanmak Mümkün mü?
29.05.2024 13:00
27
A+
A-

Söz konusu matematik olduğunda merak edilen nokta, bu yeteneğin çalışıp sonradan kazanılabilir mi yoksa doğuştan mı geldiği olur.

Peki işin aslı nedir?

Aslında birçok matematikçi, dört işlem yapma noktasında zannedildiği kadar başarılı değildir.

Çünkü temel düzeyin ötesindeki matematik sayılarla değil; mantık, desenler, semboller ve biçimlerle ilgilidir. Bir matematikçi, dört süreçle nadiren uğraşır. Bu sebeple zihinsel aritmetiği zamanla berbatlaşabilir.

ama matematikçiler de diğer insanlar gibi ilkel bir sayı duyusu ile doğarlar. Pekala bu doğuştan gelen duyu gereğince iyi olmasaydı, matematikçiler ilk etapta matematiksel yeteneklerini geliştirebilir miydi?

Bu soru üzerine Johns Hopkins Üniversitesi’nden üç psikolog, matematiksel yeteneğin yaklaşık sayı hissi ismi verilen bir şeyle nasıl temaslı olduğunu bulmak için kolları sıvadılar. 

Yaklaşık sayı hissi, iki kaseden hangisinde daha fazla çerez olduğunu ya da bir partide kaç kişi olduğunu bir bakışta tahmin etme yeteneğini temsil eder. 

Bu, doğuştan sahip olduğumuz bir maharettir ve araştırmada temel soru, iyi bir sayı duyusunun matematiksel yetenekle başa baş gidip gitmediğidir. Araştırma ekibi, 3 ila 5 yaşındaki çocukları test eder.

Bu yaş aralığını tercih etmelerinin nedeni ise çocukların, doğuştan gelen sayı duyularının şimdi eğitimle şekillenmediği bir evrede olmasıdır. 

Çalışmada çocuklara, bilgisayar ekranında kısa müddetliğine yanıp sönen mavi ve sarı renkli noktalar gösterilir.

Çocukların yapması gereken ise hangi renkli noktanın daha fazla olduğunu tahmin etmektir. Çalışmanın sonucunda, sayı duyusu ile matematik yeteneği arasında nitekim güçlü bir irtibat olduğu anlaşılır.

Ayrıca doğuştan gelen sayı duyuları daha gelişmiş olan çocuklar, matematik testlerinde de daha başarılı olmuştur. Fakat şimdi net olmayan şey, sayı duyusu ile matematiksel yetenek arasındaki bu ilişkinin neden var olduğudur.

Özetle iyi bir matematik temeli, sayı anlayışı ve sayıların birbirleriyle nasıl alakalı olduğunu kavramaya dayalıdır. Bu da küçük yaştan itibaren sayılara aşinalık sayesinde gelişir. 

Kaynaklar: Psychology Today, Cnet

İlginizi çekebilecek diğer içeriklerimiz:

ETİKETLER: , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.