enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,9821
EURO
55,6622
ALTIN
6.482,24
BIST
12.598,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
20°C
İstanbul
20°C
Yağmurlu
Salı Yağmurlu
19°C
Çarşamba Çok Bulutlu
21°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
20°C
Cuma Hafif Yağmurlu
19°C

Doktorların “kansersiniz” demeye yaklaşımı 20 yılda nasıl değişti?

Bugün kanser teşhisinin hastaya açıkça söylenmesi olağan kabul ediliyor. Oysa 1961’de yapılan bir araştırmada hekimlerin yüzde 90’ı bu bilgiyi hastayla paylaşmamayı tercih ediyordu. Yaklaşık 20 yıl sonra ise aynı oran neredeyse tamamen tersine döndü.

Doktorların “kansersiniz” demeye yaklaşımı 20 yılda nasıl değişti?
28.09.2026 21:40
2
A+
A-

Bugün bir hastaya kanser teşhisinin açıkça söylenmesi tıbbi iletişimin temel unsurlarından biri olarak kabul ediliyor. Araştırmalar da insanların büyük çoğunluğunun böyle bir tanı almaları halinde gerçeği doğrudan bilmek istediğini gösteriyor. Ancak tıp tarihinde bu yaklaşım, aslında oldukça yeni.

Geçmişte hekimlerin önemli bir bölümü, kanser gibi ağır bir teşhisin hastaya açıklanmasının moral üzerinde olumsuz etki yaratacağına inanıyordu. Amerikan Tıp Derneği’nin ilk Etik Kuralları’nda da hastayı sarsabilecek açıklamalardan kaçınılması ve durumun öncelikle yakınlarıyla paylaşılması yönünde tavsiyeler yer alıyordu. Bu anlayış yalnızca etik metinlerle sınırlı kalmadı. Chicago’da 1961 yılında 219 hekimle yapılan bir araştırmada, katılımcıların yüzde 90’ı kanser teşhisini hastaya doğrudan söylemeyi tercih etmediğini belirtti. Ölümcül vakalarda bazı hekimlerin tanıyı daha farklı ifadelerle aktardığı da ortaya çıktı.

Bu tutumun arkasında hastayı duygusal açıdan koruma düşüncesi bulunuyordu. Bunun yanında hekimlerin kötü haber verme ve ortaya çıkabilecek krizleri yönetme konusunda yaşadığı çekinceler de etkiliydi.

1970’lerden sonra yaklaşım tersine döndü

Toplumda otoritenin daha fazla sorgulanmaya başlanması, çeşitli tıbbi skandalların gündeme gelmesi ve kanser tedavilerindeki gelişmeler, hasta-hekim ilişkisinde önemli bir değişimin önünü açtı. Aynı bölgede 1979 yılında tekrarlanan araştırma, bu dönüşümün ne kadar hızlı gerçekleştiğini gösterdi. Bu kez hekimlerin yüzde 90’ından fazlası kanser teşhisini doğrudan hastaya açıklamayı tercih ettiğini belirtti.

Aradan geçen yıllarda teşhisin hastayla paylaşılması konusunda yaklaşım büyük ölçüde değişti. Buna karşın hastalığın nasıl ilerleyebileceği, tedavinin olası sonuçları ve beklenen yaşam süresi gibi bilgilerin hangi ölçüde aktarılması gerektiği konusu tıp dünyasında halen tartışılıyor.

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.