Fırtınadan kaçarken tesadüfen bulunan devasa yeraltı dünyası, içindeki ormanı ve bulutlarıyla görenleri hayrete düşürüyor. Vietnam ormanlarının derinliklerinde gizlenen Son Doong’un keşif öyküsü ve içine uçak sığabilecek kadar geniş olan galerilerinin bilinmeyen detayları…

Vietnam’ın uçsuz bucaksız ve sarp ormanlarında, milyonlarca yıl boyunca saklı kalan devasa bir boşluğun hikayesi, bir fırtınanın getirdiği tesadüfle başladı. Bugün hacmiyle dünyanın en büyük mağarası ünvanını taşıyan Son Doong, yalnızca kayalardan oluşan bir tünel değil; içinde bulutların gezindiği, kendine has bir ormanın boy verdiği ve devasa boşlukların hakim olduğu bambaşka bir dünya.
Bu yeraltı krallığının gün yüzüne çıkması ise bölgenin coğrafyasına hakim yerel bir gezgin ile İngiliz uzmanların vazgeçmek bilmeyen azmiyle mümkün oldu. Her şey, 1990’lı yıllarda değerli odun türleri arayan Ho Khanh‘ın ormanda fırtınaya yakalanıp sığınacak bir yer aramasıyla şekillendi. Khanh, devasa bir kaya ağzına rastladığında, içeriden yükselen sis bulutları ve dışarı vuran uğultulu rüzgar nedeniyle adeta bir ejderhanın nefesini hissettiğini düşündü. O gün içeri girmeye cesaret edemese de gördüklerini yıllarca aklından çıkaramadı.
Kayıp mağara girişinin sabırla aranması
2007 yılına gelindiğinde İngiliz Mağara Araştırma Derneği’nden Howard Limbert ile iş birliği yapan Khanh, bu gizemli yeri bulmak için ekiple beraber yola koyuldu. Ne var ki ormanın vahşi yapısı ve birbirine benzeyen sarp tepeler, girişi adeta yutup saklamıştı. GPS teknolojisinin bile yetersiz kaldığı bu yeşil labirentte ekip ilk seferinde eli boş döndü. Pes etmeyen Khanh, bir yıl sonra tek başına ormana girerek girişi yeniden tespit etmeyi başardı. 2009’da nihayet tam donanımlı ekip içeri girdiğinde, karşılarındaki boşluğun Malezya’daki rakibinden beş kat daha geniş olduğunu hayretle fark etti.
Son Doong’un galerilerinde ilerlerken insan, zaman ve mekan algısını yitiriyor. Dokuz kilometre uzunluğundaki bu yapının bazı noktalarında genişlik 200 metreyi bulurken, devasa tünellerden bir Boeing 747 uçağının geçebileceği söyleniyor. Mağaranın tavanında çöken bölgelerden içeri sızan güneş ışığı, yeraltında minyatür bir ormanın büyümesini sağlıyor. Yaklaşık 38,4 milyon metreküp hacme sahip bu boşluğun içinde, “Umut ve Vizyon” ismi verilen 70 metrelik dünyanın en uzun dikiti de ihtişamıyla yükseliyor.
Aslında bu devasa keşif, bölgedeki gizemlerin sadece küçük bir kısmını temsil ediyor olabilir. Phong Nha-Ke Bang Ulusal Parkı‘nın henüz üçte birlik bölümü haritalandığı için uzmanlar, Son Doong’dan daha büyük yapıların hala keşfedilmeyi beklediğine inanıyor. Ama şimdilik bu yeraltı dünyası, doğanın sabrının ve insanın keşfetme tutkusunun en etkileyici kanıtı olarak sessizliğini koruyor.