Hiç merak ettiniz mi, tabiatta kimi hayvanların neden üreme sırasında hayatlarını kaybettiğini? Bu farklı tabiat olaylarından biri de arılar dünyasında gerçekleşiyor. Erkek arılar, yani drone’lar, hayatlarının tahminen de en çok önemli görevi olan çiftleşme süreci sonrasında neden ölürler?

İğneleri olmayan, işçi arıların misyonlarını yerine getiremeyen, yalnızca kraliçe arı ile çiftleşmek için var olan erkek arılar, üremedeki rolleri söylediği söz edilen olunca aslında trajik bir bahta sahip.
Bu ölümcül sonucun gerisindeki neden ise biyolojilerinde yatıyor.
Erkek arılar (drone), arı kolonisinin yalnızca küçük bir kısmını oluşturuyor.

Ana arının çiftleştiği tek erkek arı tipi olan drone’lar, genetik çeşitliliği sağlamak ve koloninin sıhhatini devam ettirmek için hayati bir role sahip fakat onların hayatı, hayli kısa ve tek emelli. İlkbahar ve yaz aylarında doğuyorlar ve ana vazifeleri yalnızca yeni bir kraliçe arı ile çiftleşmek.
Çiftleşme, havada gerçekleşiyor ve hayli dramatik bir sürece sahip.

Drone’lar ve kraliçe arıların çiftleşme mühleti 5 saniyeden az. Genellikle de 1-2 saniye içerisinde tamamlanıyor. Uçuşun tam ortasında, yerden 10-40 m yükseklikte olan bu çiftleşme, drone’ların ana arıyı takip ettiği ve onunla havada birleşmeye çalıştığı bir av dönüşüne benziyor.
Başarılı bir şekilde çiftleşen drone, genetik malzemesini aktarırken son derece önemli bir fizikî değişiklik de yaşıyor.
Erkek arıların ölmesinin ardındaki ana neden, onların üreme anatomisi.

Bir erkek arı çiftleştiğinde aslında son olayını gerçekleştiriyor. Erkek arı, kraliçeye bağlanıyor ve karın kaslarının kasılmasını kullanarak endofallusunu karşıt çevirip kraliçenin üreme kanalına sıkı bir şekilde yerleştiriyor.
Bu ağır süreç, erkek arının patlayıcı bir şekilde boşalmasıyla sona eriyor ve endofallusunun ucunun kraliçenin içinde kırılmasına neden oluyor. Bu önemli yaralanma, karnının yırtılması ve çiftleşmeden kısa bir süre sonra ölmesinin asıl sebebi.
Kraliçe arı için savaş ve taktik de var.

Çiftleşme aşamasında önemli bir rekabet olduğunu da söyleyelim. Yani erkek arılar ölmek için birbiriyle yarışıyor. Kraliçenin etrafında drone topu oluşturan arılar, çenelerini ve bacaklarını kullanarak savaşıyorlar. En güçlüsü ise çiftleşmeyi başaranlar oluyor.
Ayrıca erkek arılar, gen transferi için taktik de uyguluyor. Kraliçenin gözleri için zehirli olan menileriyle kraliçeyi kör etmeye çalışıyorlar. Geçici körlük ise kraliçe arının daha fazla çiftleşme için uçuşunu engelleyebiliyor. Ayrıyeten kör edici erkek arının genlerinin üstün gelme şansı da artabiliyor.
Doğal seçilim açısından bakıldığında, epeyce acımasız görünse de aslında bir hedef taşıyor.

Drone’ların ölümü, genetik malzemenin yalnızca en güçlü ve en uyumlu olanlar tarafından aktarılmasını sağlıyor. Ayrıyeten çiftleşme mevsimi dışında koloni içinde beslenmesi gereken daha az drone olması, koloninin kaynaklarını daha verimli kullanmasına da imkan tanıyor.
Gözyaşımız pıt: bir arının fedakârlığı

Öyleyse bu küçükçok önemli yaratıkların hayatları, tabiatın en enteresan sırlarından birini barındırıyor: bir defa çiftleşmek ve sonra ölmek. Erkek arıların kısa hayatı, koloninin sağlığı ve devamlılığı için büyük bir fedakârlık örneği sunuyor.
Erkek arıların ölümü ile bir defa daha tabiatın ne kadar karmaşık ve şaşırtan olduğunu görüyoruz.
Hayvanlar hakkında “Neden?” sorusunu sorduğumuz diğer içeriklerimiz: