Dil, ağız içindeki pozisyonu ve çalışma formuyla epey inanılmaz bir organdır. Bize bir şeyin tadının mükemmel dünyasına erişme imkanı sunan dilin …

Dil, ağız içindeki pozisyonu ve çalışma formuyla epey inanılmaz bir organdır. Bize bir şeyin tadının mükemmel dünyasına erişme imkanı sunan dilin dokunma konusunda parmak ucundan daha hassas olduğu biliniyor. Lisanımız olmasa konuşamaz, müzik söyleyemez, verimli şekilde nefes alamaz yahut lezzetli yiyecek içeceklerin tadını alamazdık.
Yeni yapılan bir çalışma, bu garip organdan en iyi şekilde nasıl yararlanılabileceğini ortaya çıkardı. Bu araştırmaya göre dil, görme bozukluğu olan bireylerin rahat şekilde gezinmesine ve hatta idman yapabilmesine bile yardımcı olabilir.
Çalışmada görme engelliler için yardım aracı olarak kullanılan bir teknoloji kullanıldı

Elinizi bir kameraya tuttuğunuzu ve anda lisanınızın ucunda küçük bir elin belirdiğini hissettiğinizi hayal edin. Bu durumda güya birisi dilinizde şeker patlatarak fotoğraflar çiziyormuş gibi hissedebilirsiniz. İlk olarak 1998 yılında geliştirilen fotoğrafta gördüğünüz BrainPort isimli teknoloji işte tam olarak bunu gerçekleştiriyor. Yani bir kamerayla lisanın yüzeyindeki hareketleri elektriksel stimülasyon modellerine dönüştürüyor.
‘Dil ekranı’ denilen lolipop şeklinde bu küçük aygıt, her elektrot bir kameranın video beslemesinden bir piksele karşılık gelen 400 küçük elektrottan oluşur. Ayrıyeten lisanda kameradan gelen çıktıyla eşleşen düşük çözünürlüklü bir dokunsal ekran oluşturur. ABD Besin ve İlaç Yönetimi, 2015 yılında bu teknolojinin görme engelliler için yardım aracı olarak kullanılmasını onayladı. Araştırma ekibi de BrainPort’u, insan dikkatinin lisanın yüzeyinde nasıl çalıştığını test etmek ve algıdaki farklılıkların bunun sebebi olup olmadığını görmek için kullandı.
Bulgular, görme engelli kaya tırmanışçıların tırmanmalarına yardımcı olmak için kullanılıyor

Dil, verilen bilgilere eller ya da görme ile aynı şekilde karşılık verir. Lakin lisan inanılmaz derecede bir hassasiyete sahip olmasına karşın, dikkat süreçleri diğer duyularla karşılaştırıldığında biraz sınırlı kalır. Yani lisanı uyarmak epey kolaydır ve bu da duyusal olarak aşırı yüklenmeye neden olur.
Dildeki dikkat süreçlerinin sesten de etkilenebileceğini bulan araştırma ekibi, bunun işitsel bir arayüzle eşleştirilirse, BrainPort ile dikkati yönlendirmeye ve duyusal aşırı yüklenmeyi azaltmaya yardımcı olabileceğini düşünüyor. Lakin BrainPort’u tek başına kullanmak, sağlam bilgi sağlamak için fazla uyarıcı olabilir. Ekip, elde ettiği büyün bu bulguları, görme engelli kaya tırmanışçılarının rahatça tırmanabilmelerine yardımcı olacak bir aygıt geliştirmek için kullandığını açıkladı.
Ayrıca ekip, kullanıcının bir sonraki adımını ve tutunmasını nereye yapabileceğine dair ipucu verebilecek ses uygulaması kullanma mümkünlüğünü da araştırdığını ve tutunacak yeri tam olarak bulmak için lisandaki geri bildirimi kullandıklarını açıkladı.
Birkaç ince ayar ile, bu teknoloji sağır veya görme engelli insanların gezinmesine yardımcı olacak daha muteber bir araç haline gelebilir. Ellerini kullanamayan, taraf bulamayan ya da daha verimli iletişim kuramayan belden aşağısı felçli insanlara bile yardımcı olabilir.