enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,0781
EURO
53,1240
ALTIN
6.397,10
BIST
13.694,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Az Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
27°C
Pazar Parçalı Bulutlu
27°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
26°C
Salı Az Bulutlu
25°C

Kırmızı eti yasaklamak için kene ordusu kurma fikri dünyayı ayağa kaldırdı

Amerikalı iki araştırmacının yayımladığı bilimsel makale tıp dünyasını şoka uğrattı. Et tüketimini dünya genelinde bitirmek için kene popülasyonunu biyolojik bir silah olarak kullanmayı öneren akademisyenler, insanlığa karşı açıkça suç işlemekle suçlanıyor.

Kırmızı eti yasaklamak için kene ordusu kurma fikri dünyayı ayağa kaldırdı
05.06.2026 23:00
2
A+
A-

İnsanlığın beslenme alışkanlıklarını zorla değiştirmek adına ölümcül bir hastalığı topluma yaymayı savunmak, bilim dünyasında eşine az rastlanır bir skandala yol açtı. İki Amerikalı akademisyen, et endüstrisinin çevreye verdiği zararları ve hayvanların maruz kaldığı acıları durdurabilmek için akılalmaz bir yöntem önerdi.

Western Michigan Üniversitesi’nden Parker Crutchfield ve Blake Hereth tarafından kaleme alınan bilimsel makale, insanlara kene yoluyla et alerjisi bulaştırmanın ahlaki bir zorunluluk olduğunu iddia ediyor. Kene popülasyonunu kitleleri kırmızı etten uzaklaştıracak bir silaha dönüştürmeyi hedefleyen bu tehlikeli felsefe, kamusal alanda biyolojik terör tartışmalarının fitilini ateşledi.

Bahsi geçen bu korkunç fikrin merkezinde, kene ısırıklarıyla insanlara bulaşan Alfa-gal Sendromu (AGS) var. Bu sendrom, bağışıklık sistemini tamamen altüst ederek sığır, domuz veya kuzu gibi kırmızı etlerin yanı sıra memeli hayvanlardan elde edilen süt ürünlerine karşı da vücutta ağır alerjik reaksiyonlar başlatıyor. Basit bir kaşıntıyla başlayan süreç, nefes yollarının kapanmasıyla ölümcül anafilaktik şoka kadar ilerleyebilir.

Henüz bilinen bir tedavisi olmayan bu hastalığa yakalananlar, ömür boyu kırmızı etten uzak kalmak zorunda. Üstelik ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri verilerine bakılırsa, halihazırda yarım milyona yakın Amerikalı bu hastalığın pençesinde yaşam mücadelesi veriyor. Rahatsızlık sadece beslenmeyi bozmakla kalmıyor; memeli bileşeni içeren hayati ilaçların, aşıların ve cerrahi malzemelerin kullanımını da tamamen imkansız kılıyor.

Tepkiler sonrası açıklama geldi

Gelen çığ gibi tepkiler üzerine çalışmanın yayınlandığı tıp fakültesi yönetimi, makaleyi savunan yazılı bir açıklama yayımladı. Yetkililer, bu iddiaların klinik bir tavsiye olmadığını, sadece felsefe dünyasındaki köklü “düşünce deneylerinden” biri olduğunu iddia etti. Kuruma göre bu tarz uç senaryolar, toplumun etik kabullerini sorgulamak adına meşru bir yöntem sayılıyor. Fakat bu kurumsal savunma sosyal medyadaki öfkeyi dindirmeye yetmedi. Milyonlarca insan, ölümcül bir hastalığı bilerek yaymayı tartışmanın bile açıkça bir insanlık suçu olduğunu dile getirdi.

Makaleyi kaleme alan araştırmacılar, planın önündeki tek engelin keneleri kitlesel olarak enfekte edecek kolay bir yöntemin bulunamaması olduğunu söylüyor. Ancak genetik mühendisliğinin bu engeli aşabileceğini belirterek, araştırmaların hızlandırılmasını talep ettiler.

Bu durum, geçmişteki askeri projeleri de yeniden akıllara getiriyor. Soğuk Savaş yıllarında askeri laboratuvarlarda kenelerin biyolojik silah olarak kullanıldığına dair gizli belgeler, bilim dünyasında hala büyük bir şüphe kaynağı olarak tazeliğini koruyor. Günümüzde de benzer teknolojik hamleler mevcut. Google’ın çatı şirketi Alphabet’in, hastalık yayan türleri kurutmak amacıyla 2027 yılından itibaren California ve Florida’da bakterilerle modifiye edilmiş milyonlarca sivrisineği doğaya salma projesi, toplumsal güvensizliği besleyen en büyük etkenler arasında. Sivrisinek projesinin amacı her ne kadar iyi niyetli görünse de akademisyenlerin kene virüsünü ahlaki bir silah olarak önermesi, bilimsel çalışmaların gelecekte ne kadar korkunç bir yöne sapabileceğini açıkça kanıtlamış durumda.

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.