Yaz yahut kış fark etmeksizin, soğuk algınlığı her an kapımızı çalabilir. Hudut bozucu olan durum ise bu rahatsızlığın, tabiri caizse süründürmeden bedenimizi terk etmiyor oluşudur.

Soğuk algınlığının neden bu kadar uzun sürdüğü her birimizin merak ettiği bahislerden biridir. 10-12 güne kadar semptomlarıyla savaşmak şüphesiz can sıkıcıdır.
Peki bu rahatsızlığın tedavisi neden bu kadar uzun zaman alır?
Ortalama bir yetişkin, 150’den fazla soğuk algınlığı geçirir.

Garip olan şey semptomlar olmasına karşın hastalık sebebinin her seferinde farklılık göstermesidir. Soğuk algınlığı, en az 8 farklı virüs ailesinden kaynaklanır. Bunların her birinin kendi çeşitleri ve alt tipleri vardır.
Virüsler bedenimizi, sırf birkaç yolla işgal edebilir. Birincisi, nefesle bedenimize girmeleridir. Aslında soğuk algınlığı semptomlarını bağışıklık sistemi üretir. Bu esnada akan sümük bir nevi, virüsü yakalayıp temizleyen bağışıklık sistemidir.
Öte yandan tek bir virüs ailesi soğuk algınlığına, %30 ila %50 oranında sebep olur.

Bu ailelerden biri rinovirüstür. Şayet rinovirüs enfeksiyonlarının hepsini yok edebilmek mümkün olsaydı, soğuk algınlığında çok önemli bir adım atılmış olurdu.
Ayrıca virüsle savaşmanın esas iki yolu vardır. Bunlar aşılar ve antiviral ilaçlardır. Esasen ilk rinovirüs aşısı üretimi hayli başarılıydı fakat kısa ömürlü oldu ve bu aşı denemelerinin hiçbiri müdafaa göstermedi.
Çünkü o dönem, rinovirüsün çok fazla alt çeşidi olduğundan hiç kimsenin haberi yoktu. Böylelikle aşı, bu alt cinslerde tesirini gösteremedi.
Peki antiviral ilaçlar?

Virüsler yayılmak ve çoğalmak için hücreleri ele geçirir. Yani insanları zehirlemeden virüsleri zehirleyecek bir molekül üretmek epey zordur. Zehirlenmeseniz bile virüs, ilacın ulaşamayacağı yerde mutasyona uğrayabilir.
Özetle ne yazık ki şimdilik, soğuk algınlığı için bir iki gün içinde tesir edecek bir ilaç ya da semptomları tamamen yok edecek bir aşı yoktur. Bu sebeple bu rahatsızlığın uygunlaşması, epeyce uzun bir süre alır.
İlginizi çekebilecek diğer içeriklerimiz: