enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,0408
EURO
53,0791
ALTIN
6.409,16
BIST
13.694,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Parçalı Bulutlu
27°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
25°C
Salı Parçalı Bulutlu
26°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
26°C

Okyanuslarının derinlikleri hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz

İnsanlık Güneş sistemini, uzayı, nebulaları keşfetmek için servet harcıyor. Ama Dünya’daki okyanusların dibi hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyor olmamız, ironik bir konu olarak tam karşımızda duruyor.

Okyanuslarının derinlikleri hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz
12.05.2025 17:20
7
A+
A-

Okyanusların büyük bir kısmı halen haritalandırılmamış durumda ve işte tam da bu yüzden, Seabed 2030 gibi projeler okyanus dibini keşfetmek için çalışmaya devam ediyor.

Şu anda okyanus tabanının yalnızca dörtte biri haritalanabilmiş durumda. Bu oran küçük görünse de, 2017’de yalnızca yüzde 6’sı haritalanmıştı. Ancak bundan çok daha çarpıcı bir veri var: Yeni araştırmalara göre okyanusların çok derin kısımlarının yüzde 99,999’u insanlar tarafından hiç gözlemlenmemiş.

Derin okyanus, deniz seviyesinden 200 metreden (656 feet) daha derin olan tüm bölgeleri kapsıyor. Bu alanlar, gezegenimizin yüzde 66’sını oluşturuyor ve Dünya üzerindeki pek çok doğal süreç için hayati öneme sahip olmalarına rağmen, yeryüzündeki en az keşfedilmiş ve en az anlaşılan alanlar arasında yer alıyor.

Okyanusların ne kadar keşfedilmemiş olduğunu anlamak için araştırma ekibi, 14 ülkenin 120 Ekonomik Münhasır Bölge (EEZ) ve açık denizlerde gerçekleştirdiği 43.681 sualtı aracı seferini inceledi. Elde edilen verilere göre, bu keşifler sırasında en fazla 2.130 ila 3.823 kilometrekare (822 ila 1.476 mil kare) deniz tabanı görsel olarak gözlemlenmiş. Bu, toplam okyanus tabanının en fazla yüzde 0,001’i anlamına geliyor.

Üstelik bu rakam bile genel durumu temsil etmekten uzak; çünkü bu seferlerin büyük kısmı ABD, Japonya ve Yeni Zelanda’ya 370 kilometre mesafedeki EEZ’lerde gerçekleştirilmiş. Fransa ve Almanya da dahil olmak üzere sadece bu beş ülke, keşiflerin yüzde 97’sinden fazlasını gerçekleştirmiş durumda.

100 bin yıl geçse de keşfedemeyeceğiz

Şu anki gözlem hızı ile yılda yalnızca 3 kilometrekare alan taranabiliyor. Bunun ne kadar küçük bir değer olduğunu anlatmak için şu karşılaştırmayı yapalım. Eğer 1.000 adet gözlem platformu kurulsa ve her biri aynı hızda çalışsa bile tüm deniz tabanını haritalamak 100.000 yıldan fazla sürerdi.

Araştırmacılar, bu hedefe ulaşmak için otomasyonun kilit rol oynayabileceğini vurguluyor; çünkü maliyetleri büyük ölçüde düşürebilir. Bu, deniz tabanını haritalamanın ilk etapta daha uygun maliyetli hale getirilmesi gerektiği yönündeki argümanla da örtüşüyor. Dolayısıyla, kendi kendine deniz tabanını dolaşacak ve kayıt yapacak, gördüğü nesneleri de tanıyacak yapay zekalı robotlara ihtiyaç var. Önümüzdeki dönemde eğer devletler birbirleriyle savaşmaya daha az enerji harcayıp bilimsel projelere kaynak ayırırlarsa, gelecekte bir gün dünyanın okyanuslarını tam anlamıyla keşfetmiş olacağız.

ETİKETLER: , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.