enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,9750
EURO
53,4539
ALTIN
6.575,24
BIST
13.965,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
29°C
İstanbul
29°C
Az Bulutlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Az Bulutlu
28°C
Pazar Açık
27°C

Önemli Ortamlarda Bile Latife Yapmadan Duramıyorsanız Beyninizde Bir Hasar Olabilir (Korkmayın, Her Şakacıda Yok)

Bazen espriler beyninizde yankılanırken kendinizi zor tuttuğunuz durumlar oldu mu? Bilhassa önemli bir ortamda delicesine bir espri yapmak ve gülmek gibi…

Önemli Ortamlarda Bile Latife Yapmadan Duramıyorsanız Beyninizde Bir Hasar Olabilir (Korkmayın, Her Şakacıda Yok)
06.02.2025 20:40
11
A+
A-

Eğer yanıtınız “evet”se, bu ender nörolojik durumu yaşıyor olabilirsiniz. Zira birtakım insanlar, sahiden de latife yapmadan duramıyor.

Mizahın beyinle bağlantılı olduğunu bilsek de çoğu kişi bunun “nörolojik bir problem” olduğundan haberdar değil. Endişelenmeyin, bu sizin hasta olduğunuzu göstermiyor.

İnsan beyni, yıllardır hâlâ aynı karmaşaya sahip.

Bilim dünyası, üzerinde pek çok çalışma gerçekleştirse de birtakım sır noktaları günyüzüne çıkarken insan hâlâ şaşırıyor. Bilhassa beynin frontal lobundaki küçük bir hasar, kişinin karakterini kökten değiştirebiliyor. Bu değişimlerden biri de tıp literatüründe Witzelsucht (Şaka Bağımlılığı) olarak bilinen, kişiyi durdurulamaz bir latife yapma dürtüsüne sürükleyen nörolojik bir durum.

Evet, aslında daima şaka yapma isteğinin bilimsel bir karşılığı var. Pekala beynimizde nasıl bir hasar var da bizi komedyene dönüştürmeye çalışıyor?

Aslında bu durum, 2016 yılında bir şahısta tespit edildi.

69 yaşındaki bir adamın beyni, nörologlar tarafından incelendiğinde şaşırtan sonuçlar elde edilmişti. Beyin kanaması geçiren adam, düzgünleşme sürecinde beklenmedik bir değişim yaşadı: Daima latife yapma ihtiyacı hissediyor, gecenin bir yarısı eşini uyandırıp söz oyunları yapıyordu.

Aklına gelen esprileri bir kâğıda yazan bu adam, tam 50 sayfa dolusu espriyle tabibinin karşısına çıkmıştı. Genelce müstehcen yahut çocukça şakalardı fakat bu latifeler, ona büyük keyif veriyordu.

Nöroloji dünyası ise bu durumu “Witzelsucht” olarak tanımladı.

1890’da Alman nörolog Hermann Oppenheim tarafından literatüre kazandırılan bu terim, frontal lob hasarı ile bağlıydı. Bu hasara sahip olan hastalar, bazen uygunsuz espriler yapmaya başlıyordu.

Benzer bir örnek de 1929’da yaşanmıştı. Nörolog Otfrid Foerster, bir ameliyat sırasında hastasının beynini uyardığında, hasta birden Latince, Yunanca, İbranice ve Almanca söz oyunları yapmaya başlamıştı.

Witzelsucht, moria ismi verilen diğer bir durumla ilişkilendiriliyor.

Moria, kişinin nedensiz yere aşırı sevinçli olması ve her duruma gülme eğilimiyle tanımlanıyor. Her iki durum da beynin, orbitofrontal korteks adı verilen ve karar verme, sosyal davranışların düzenlenmesinden sorumlu bölgesindeki hasarla ilişkili. Bu bölgedeki bir hasar, kişinin içinden gelen dürtüleri denetim edememesine yol açıyor. 

63 yaşındaki bir hasta, başından vurularak beyninin sağ ön lobunu kaybetmişti. Evvelce depresyonla mücadele eden bu kişi, ameliyattan sonra ise tam bir sevinç kaynağına dönüşmüştü. Zira ender görülen bu durumu yaşıyordu.

Peki tedavi edilebiliyor mu?

Witzelsucht için standart bir tedavi protokolü şu an için yok. Nörolog Mario Mendez, 2005’ten bu yana bu alanda çalışıyor ve olayların birçoklarında antidepresanların denendiğini belirtiyor. İlaçlar işe yaramıyorsa epilepsi ya da antipsikotik ilaçlar denense de tüm bunlar, semptomları hafifletmekle sınırlı kalıyor.

En ufak bir travma bile aslında beynimizin ne kadar hassas ve çok önemli bir yapıda olduğunu gözler önüne seriyor. Bundan Ötürü bu mevzuda da olabildiğince titiz olmanın sosyal bağlarınız açısından da epeyce çok önemli olduğunu unutmayın.

Kaynaklar: 1, 2

İlginizi çekebilir:

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.