ChatGPT, yayımladığı yeni 2025 Enterprise AI raporu kapsamında özellikle kurumsal tarafta yapay zekânın ne denli kullanım oranlarına ulaştığını gözler önüne seriyor.

OpenAI, kurumsal yapay zekâ kullanımının dünya çapında nasıl büyüdüğünü ortaya koyan 2025 Enterprise AI raporunu yayımladı. Rapor yalnızca iş dünyasında yapay zekânın konumunu değil, aynı zamanda ChatGPT’nin ne kadar yoğun kullanıldığını da ilk kez bu kadar ayrıntılı şekilde gözler önüne seriyor.
OpenAI, ChatGPT’nin haftalık bazda 800 milyon kişi tarafından kullanıldığını söylüyor. Bu dev tüketici ilgisi, şirketlerin de aynı araçları iş süreçlerine hızla entegre etmesine yol açmış durumda. Yayımlanan rapora göre OpenAI’ın artık 1 milyondan fazla işletme müşterisi bulunuyor ve ChatGPT iş yerlerinde “deneme aracı” olmaktan çıkıp altyapı hâline gelmeye başlıyor.
Kullanım sadece artmıyor, aynı zamanda derinleşiyor

Raporun en dikkat çekici kısmı ise şirketler yapay zekâyı artık yalnızca bir “soru-cevap botu” gibi değil, tekrar eden süreçlere entegre edilmiş bir iş gücü olarak kullanıyor. Öne çıkan kullanım senaryoları ise şöyle:
Sektörlerde ve ülkelerde de büyük sıçrama var

Hem büyüme hızı hem kullanıcı yoğunluğu açısından da ciddi bir sıçrama var. Rapora göre en hızlı büyüyen sektörler teknoloji, sağlık ve üretim olurken, en büyük kullanıcı pazarları listesinde profesyonel hizmetler, finans ve teknoloji hâlen lider.
En hızlı büyüyen ülkeler ise sırasıyla Avustralya, Brezilya, Hollanda, Fransa olurken, bu ülkelerdeki kullanım oranlarında %146–187 büyüme kaydedilmiş durumda. Japonya ise ABD dışında en büyük API müşterisi konumunda. Yani talep tamamen küresel hâle gelmiş.
Çalışanlar için “ek saat” etkisi

Raporun en çarpıcı insan tarafı ise çalışan verimliliğinde. Özetlemek gerekirse:
Özet: ChatGPT batmıyor, aksine ekonomiye kök salıyor

Yayımlanan rapor birçok konuda gelecekte görmeyi beklediğimiz şeyleri bugün bile gördüğümüzü bariz bir şekilde özetliyor. Yani ChatGPT dünya ekonomisinin belkemiği hâline gelme yolunda emin adımlarla ilerliyor. Ayrıca:
Kısaca bugün geldiğimiz noktada artık mesele “Model ne kadar güçlü?” değil, “Şirketler buna ne kadar hazır?”…