Daha önce insanlığa sayısız kapıyı aralamış ve aralamakta olan bilimin, üzerindeki karışıklık aşıldığında fark edilen hoşluğunu farklı olaylarla …

Daha önce insanlığa sayısız kapıyı aralamış ve aralamakta olan bilimin, üzerindeki karışıklık aşıldığında fark edilen hoşluğunu farklı olaylarla sizlere derlemiştik. Bu bağlamda hem farklı senaryolar gerçekleştiğinde karşılaştığımız hipnotize edici görünümleri sizlere sunmuş hem de bunlardan kimilerinin perde ardını kısaca anlatmıştık.
Küçüklüğünüzde sokaklarda oynadıysanız siz de az önce bahsettiğimiz hipnotize edici görünümlerden biri olan, yerdeki petrol kalıntılarını büyük ihtimalle görüp gökkuşağına benzetmişsinizdir. Şimdiyse bu kalıntıların neden renkli göründüğüne, hatta neden belli yerlerinde belli renklerin ağır olduğuna açıklık getireceğiz.
Bu rengarenk manzarayı elde etmek için üç materyale gereksinimimiz var: Işık, petrol ve su. Pekala bunlar birbiriyle nasıl bir etkileşime giriyor?

Yollarda farklı araçlardan ve bisikletlerden kalan yağ kalıntıları her zamangörünmese de birikir. Yağmur yağdığında ise su ve bu kalıntılar birbiriyle etkileşime girmiş olur. Bu noktada su ve yağınkaba konduğu kolay deneyleri düşünebilirsiniz. Bu etkileşim sonucunda yağ, sudan daha az bir yoğunluğa sahip olduğu için onun üstüne çıkar.
Birbirlerine karışmadıkları için de aralarında bir ara-katman oluşur. Bunu ortalarındaki ince hudut gibi düşünebilirsiniz.
Pekala burada ışığın rolü ne?

Işınlar az evvelki karışımın üstüne geldiğinde bir kısmı direkt en üstteki petrol yüzeyinden yansır. Kalan kısım ise petrolün yüzeyini geçerek az önce oluşan ara katmandan yansır. ama daha önce temas ettiği, yoğunluğu havanınkinden ve suyunkinden farklı olan katman sebebiyle tarafı değişen bu ışın, farklı bir tarafa doğru ilerler.
Bahsettiğimiz ışık Güneş ışığı olduğundan beyaz. Bu da tüm renkleri içinde barındırıyor demek:
Yeniden de farklı renklerin, dalga uzunluklarının birbirleriyle etkileşimi sebebiyle kendi renklerini yüzeye çıkaramadıkları oluyor. Bu noktada senkronize olan ışınlar yüzeye ulaşarak kendi renklerini oluşturabiliyorlar. Yerdeki kalıntının kalınlığı bu noktada belirleyici etken oluyor. Bu kalıntıların her kısmında kalınlık aynı olmadığından farklı kısımlarında farklı renkler farklı ölçülerde görünüyor.
Örnek olarak daha kalın olan noktalarda maviler ve morlar öne çıkarken katmanın daha ince olduğu noktalarda kırmızılar, pembeler ve sarılar dikkat çekiyor.
Petrol kalıntılarının nasıl oluştuğuna dair geçmişte birçok neden uydurulmuştu. Hatta bu kalıntıların gökkuşağından düşen birer modül olduğu bile çocuklara söyleniyor ve onların arasında söylenti olarak dolaşıyordu.
Kaynaklar: The Naked Scientists, Science ABC, Bilim Genç