enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,8573
EURO
52,8184
ALTIN
6.966,26
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
18°C
Salı Çok Bulutlu
20°C
Çarşamba Yağmurlu
11°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
14°C

Tahminen de Bugündü: Bilime Göre Bir Sabah Uyanıp Hayatımızın Kökünden Değişeceği 2 Farklı Yaş

Yapılan yeni bir araştırma gösteriyor ki yaşlanma, o denli adım adım giden bir şey değilmiş. Belli kırılma noktaları varmış. Nasıl mı?

Tahminen de Bugündü: Bilime Göre Bir Sabah Uyanıp Hayatımızın Kökünden Değişeceği 2 Farklı Yaş
06.10.2024 01:00
8
A+
A-

Yaşlanmayı kademeli olduğunu varsayıyoruz. Yani doğumdan, mezara kadar giden kademeli bir süreç olduğunu düşünüyoruz lakin tam olarak o denli değil.

Yapılan bir araştırmada, iki çok önemli kırılma noktasında yaşlandığımız anlaşıldı. Üstelik 15 yaş ortayla. Bu yaşlar hangileri ve tam olarak nasıl oluyor birlikte bakalım.

Araştırmada, insanların 44 ve 60 yaşında nitekim “yaşlandığı” ortaya koyuldu.

Çalışmanın müelliflerinden Stanford Üniversitesinde genetik alanında çalışan Michael Snyder, “Sadece zamanla kademeli olarak değişmiyoruz. Sahiden kimi kırılma noktaları var.” dedi ve şöyle devam etti:

“40’lı yılların ortalarının ve 60’lı yılların başlarının dramatik bir değişim zamanı olduğu ortaya çıktı. Ve bu, hangi molekül sınıfına bakarsanız bakın doğrudur.”

Peki bu araştırma tam olarak nasıl yapıldı?

Yaşlanma biyolojisini araştıran ekip; kardiyovasküler hastalık benzeri kimi sorunların kademeli olarak artmadığını, belli bir yaştan sonra keskin bir şekilde çıktığını fark ettiler ve yaşlanmanın biyobelirteçlerine daha yakından bakmak istediler. Toplamda 135 bin biyolojik özellik incelendi.

Her katılımcı, 629 gün boyunca ortalama 47 biyomolekül örneği gönderdi ve en uzun müddetli katılımcı, toplamda 367 numune gönderdi. Sonuç olarak 247 milyardan fazla bilgi topladılar.

Ekip, insan bedenindeki farklı molekül cinslerinin, iki noktada çok net değiştiğini fark etti. İnceledikleri tüm moleküllerin %81’i, 40’lı yaşların ortalarında ve/veya 60’lı yaşların başlarında değişiklik gösterdi.

Bu değişikliklere bakacak olursak…

40’lı yaşların ortalarındaki zirve; lipitlerin, kafein ve alkolün metabolizmasının yanı sıra kardiyovasküler hastalık ve cilt ve kastaki fonksiyon bozukluklarıyla ilgili moleküllerde değişiklikler gösterdi. 60’ların başlarındaki zirve; karbonhidrat ve kafein metabolizması, kardiyovasküler hastalık, cilt ve kas, bağışıklık düzenlemesi ve böbrek işlevi ile alakalıydı.

İlk zirve, 40’lı yaşların ortaları, tipik olarak bayanların menopoza ya da perimenopoza başlaması ancak araştırmacılar bunu ana faktörden saymadı. Erkekler de aynı yaşta çok önemli moleküler değişikliklere uğradı.

Gelecekteki araştırmalar, insan bedeninin zaman içinde nasıl değiştiğini daha iyi anlamak için daha geniş bir mevzu yelpazesinde daha detaylı olarak inceleyerek bu fenomeni daha fazla araştırmaya yardımcı olabilir.

İlginizi çekebilir:

ETİKETLER: , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.