Kök hücre sistemi ile tip 1 diyabet hastası insülin bağımlılığından kurtuldu. Tedaviye yönelik ileri aşama testlere geçilmiş durumda.

Dünyada bir prensip imza atan bir klinik çalışma, kök hücrelerin tip 1 diyabete yönelik önemli bir tedavi sağlayabileceğine yönelik umut verici sonuçlar gösterdi.
Tip 1 diyabet, ekseriyetle otoimmün bir hastalık olarak tanımlanır ve hastalar hayat uzunluğu insüline bağımlı hâle gelirler. Şimdiye kadar net bir tedavisi bulunamayan meseleyle ilgili Çin’de gerçekleştirilen yeni deney, tüm bildiklerimizi baştan aşağı değiştirebilir.
Kök hücre tedavisi tip 1 diyabetin önüne geçebilir

Doktorlar genç bir bayanın karın kaslarına yaklaşık 1,5 milyon insülin üreten hücre enjekte etti. Bu hücreler, hastanın kendi kök hücrelerinden titizce yeniden programlanmıştı. Tedaviden iki buçuk ay sonra hasta ömür uzunluğu bağımlı olduğu insülinden tamamen kurtuldu ve kan şekeri düzeyini olağan aralıklarda tutmaya başladı. Nakilden dört aydan fazla bir süre geçtikten sonra ise bedeni, günün %98’inde kendi kendine yetecek kadar insülin üretmeye başladı.
Testlerin başarılı olması uzmanlar arasında önemli yankı uyandırdı. Birçok uzman bu gelişmeyi tip 1 diyabet tedavisi yolunda çok önemli bir adım olarak değerlendirdi. Japonya’dan diyabet araştırmacısı Daisuke Yabe, bu buluşun diğer hastalar için de uygulanabilir olmasının muazzam bir tesir yaratacağını belirtti.
Testler ileri evreyle devam edecek

Tip 1 diyabet, bağışıklık sisteminin pankreastaki insülin üreten hücrelere saldırmasıyla ortaya çıkmakta. Klasik tedavi yolları sınırlı muvaffakiyete sahip ve insülin üretimini ne yazık ki tamamen geri getirmiyor. Çin’deki araştırmacılar, hücreleri indüklenmiş pluripotent kök hücre hâline getirmek için yeni bir teknik geliştirdiler ve bu sayede daha fazla denetim sağladıklarını belirtiyorlar.
Bu yeni tedavi yolu, fareler ve primatlar üzerinde muvaffakiyetle test edildikten sonra insan testleri için de onay aldı. Şu anda üç hasta klinik denemeye katılıyor ve sonuçlar epey umut verici.
Peki siz bu mevzu hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.