Hayatımız boyunca karşılaştığımız sorunlardan yalnızca zekâmız ile mi kaçınabiliriz? Bilime göre aslında bu sıkıntıları öngörmek için zekâdan çok daha çok önemli bir özelliğe sahip olmamız gerekiyor. Haydi bu mevzuda yapılan araştırmanın sonuçlarına birlikte bakalım.

Literatürde yer alan “Predicting Real-World Outcomes: Critical Thinking Ability is a Better Predictor of Life Decisions than Intelligence” (Gerçek Dünya Sonuçlarını Tahmin Etmek: Eleştirel Düşünme Yeteneği, Zekâdan Daha İyi Bir Hayat Kararları Tahmincisidir) isimli makale çarpıcı sonuçlar ortaya koydu.
Araştırma, eleştirel düşünme yeteneği ve zekânın gerçek dünyadaki olayların mümkün sonuçları öngörmedeki tesirini tespit etmeye odaklanıyor.
Öncelikle araştırmanın metodolojisini inceleyerek başlayalım.
Araştırmaya, yaş aralığı 19 ile 28 arasında değişen ve %69’u bayan olan toplam 244 katılımcı dahil ediliyor.
Bu doğrultuda, katılımcılar, bir eleştirel düşünme değerlendirmesi, bir zekâ testi ve hayat olaylarını (maddi sıkıntılar, kötü alışkanlıklar vb.) içeren testlere tabii tutuluyor.
Bulguları incelemeye başlayabiliriz. Eleştirel düşünme yeteneğine sahip olan insanların olumsuz olaylardan kaçınabildiği tespit ediliyor.
Araştırma kapsamında ulaşılan sonuçla daha fazla eleştirel düşünme yeteneğine sahip olan insanların daha az olumsuz ömür olayı yaşadıklarını gösteriyor.
Bu şahısların eleştirel düşünme yetenekleri sayesinde gelecekte olabilecek olayları öngörme konusunda daha başarılı olması sebebiyle hayatta yaşanabilecek aksiliklerden çoğunlukla kaçınabildiği belirtiliyor.
Zekâ açısından bakıldığındaysa, zeki insanların da daha az olumsuz ömür olayı yaşadığı, lakin bu oranın eleştirel düşünme yeteneğine sahip olanlar kadar fazla olmadığı belirtiliyor.
Başka bir deyişle, olumsuz olaylardan kaçınma konusunda zekânın da tesirli olduğubunun eleştirel düşünme kadar büyük bir fark yaratmadığı ifade ediliyor.
Hem zekâ hem de eleştirel düşünme yeteneği birlikte ele alındığında, eleştirel düşünmenin olumsuz olayları önlemede daha güçlü bir faktör olduğu görülmüştür.
Her zaman olduğu gibi, her araştırmada olduğu bu araştırmanın da kimi kısıtları olabileceğini ve kendi örneklemi kapsamında genelleştirmenin daha doğru olacağını hatırlatarak içeriğimizi noktalayalım.